Aylık arşivler: Haziran 2015

Erkeklerinin Kabak Tadi Veren Cümleleri

Biz bu erkeleri yola getirene kadar sanirim dünyanin sonu gelecek tam iste adam oldular galiba diyoruz yok nerede? hep ayni anlamsiz bakislar, ayni soguk cümleler ve her zaman ayni sorulara hepsinden anlasmislar gibi anlamsiz cevaplar.

Anlamsiz diyorum çünkü maalesef erkekler biz kadinlar kadar ince düsünceli narin yapili yaratiklar olamiyorlar. Yeni bir iliskiye basliyorsunuz her sey harika giderken, siz bir adim ileriye götürmek için iliskiyi çabaliyor didiniyorsunuz onlar hayatim akisina birakalim bu kadar kasmaya gerek yok diyorlar.

Bir de tabi kadinlar hakkinda yanlis algilari yikmakta zorlaniyoruz genellikle erkekler kadinlara para düskünü, gezme meraklisi olarak bakarken biz onlara hayatimizin gerçek anlamlari olarak bakiyoruz. Daha yeni Bursa travestilerinden Bade, alti yillik beraberliginden ardindan adamin birlikte yasamaya hazir degilim cevabini almis. Iyi de kardesim adama sorarlar alti yildir aklin neredeydi?

Isler kendi istedikleri noktaya gelene kadar, gözüm senden baskasini görmüyor diyen bu adamlar is ciddiye binince birden bire ben daha dünyayi görecektim. Biraz ara mi versek gibi laflar etmeye basliyorlar. Bu erkeklerin bir kadinla ömür geçirme fikrine neden bu kadar soguk olduklarini anlamis degilim. Bir de klasik ayrilik cümleleri var ki evlere senlik neymis efendim biz daha iyisine layikmisiz. Ya ben de diyorum biz kadinlar daha iyilerine kayigiz diye ama maalesef sizden baska karsi cins yok olsa hiç düsünmeden onlarin kollarina atlariz yani. Kisacasi bu bayat kelimeler ve cümleler kabak tadi vermeye basladi. Biraz kendinizi gelistirip hiç degilse farkli cümleler kurmaya çalissaniz.

Tam bir konuda hakli oldugunuzu ispatlarsiniz lafi agziniza tikayip, tamam haklisin derler, çogunlukla cevap vermek yerine kisa bir ingilizce kelime ile okey diye konuyu keserler. Biz sizinle ne zaman adam gibi anlasmaya baslayacagiz. erkekleri anlama sanati ile ilgili bir yigin kitap okuyan travesti Buse bile onlarin hakkindan gelemedikten sonra bizim daha çok firin ekmek yememiz lazim geliyor.

Evet askim ben de seni üzmek istemem ama sen beni anlamiyorsun. Galiba son söylenecek sözü basta söyleyerek kendimizi korumaya almamiz gerekiyor. Dogru degil mi kizlar? Hadi bye.

Cennet meyvesi

Sizlere bu köseden yazdigim yazilarda en çok saglik konusuna önem verdigimi biliyorsunuz. Bu sefer tam da Ramazan ayina özel sofralara getirdigimiz bir meyveden cennet meyvesinden yani hurmadan bahsetmek istiyorum.

Hurmanin ülkemizde de pek çok çesidi yetismektedir. Yaz aylarinda tatil beldelerinde gördügünüz bahçelerin pek çogu hurma agaçlari ile doludur. Ama nedense Ramazan hariç sofralarimiza hurma getirmek aklimiza gelmez.  Oysa hurma zengin bir lif deposudur ve sagligimiza faydalari saymakla bitmez. Ben sadece hurma yiyerek genç kalmayi basarmis birini taniyorum mesela Hatay travestilerinden Arin, yaz kis hurmayi sofrasindan eksik etmiyor yasini buradan açiklamak istemiyorum ama nerden baksaniz en az on yas genç gösteriyor.

Bilim adamlarinin hurma için yapmis olduklari tespitleri anlattigimda eminim sizde Arin gibi hurmasiz ögün yemeyeceksiniz. Öncelikle hurma çok iyi bir antioksidan oldugundan bizleri kanser hastaliklarindan korur. Günümüzde benim en tehlikeli sinisi hastalik olarak adlandirdigim ve bir kere insan vücudunda hücreler ölmeye basladi mi bir daha geri dönüsü olmayan kanser hurma sayesinde tarihe karisabilir. Düsünsenize dünyada kanser diye bir hastalik kalmamis, herkes eceliyle ölmeye baslamis ah ne güzel olurdu.

Antioksidanlarin kanserin yani sira damar tikanikligi ve yaslanmanin önlenmesinde faydali oldugu biliniyor. Hurmanin ihtiva ettigi demir, kirmizi kan hücrelerinde bulunan hemoglobin sentezini kontrol eder ve bu da hamilelikte kansizligin engellenmesini ve bebegin gelisimi için hayati ehemmiyet tasiyan kandaki alyuvarlar kanda oksijen ve karbondioksiti tasiyarak hücrelerin canliligini sürdürmesinde rol oynar.

Içerdigi fazla miktardaki demir sebebiyle, bir insanin günde 15 hurma yiyerek vücudunun demir ihtiyacini karsilayabildigi ifade ediliyor. 2008′de yapilan bir çalismada, hurmalarin meyvesi ve çekirdeklerinden elde edilen özün, bir antibiyotik olarak  sebep oldugu böbrek hasarini azaltmadaki tesiri arastirildi. Özün böbreklerin korunmasinda tesirli oldugu ortaya çikti. Bilim adamlari, hurmalardaki antioksidan (E vitamini, askorbik asit ve melatonin) bilesiklerin bu korumayi sagladigini öne sürdü. Bu kadar faydasi olan hurmayi eminim bu yaziyi okuyan tüm travesti dostlarim daha fazla tüketmeye baslarlar. Eger saglikli olmak istiyorsak sanirim baska çaremiz de yok, ilaçlar yerine dogal besinlere yönelecegiz. Saglikla kalin.

Akupunkturun kolay yolu

Uzak doguda gelisen ve tüm dünyaya yayilan bir mucize olan akupunktur vücudun belli bölgelerine küçük ignelerinin batirlimasi ile bölgesel agrilarin tedavisinde inanilmaz ise yariyor. Ben de travesti Iclal olarak dogal tedavi yöntemlerini benimseyen ve faydasini gören biriyim. Mesela dengeli ve düzenli beslenme sayesinde daima genç kaliyorum, sik sik kilo alip vermiyorum. Hala sifir selülit ve sifir kirisiklik ile güzelligime güzellik katiyorum.

Bazilariniz akupunktur yönteminde kullanilan ignelerden biraz ürküyor olabilir ve bu yüzden bu mucize formülü kullanmiyor olabilirsiniz. Korkan arkadaslarimi yadirgamiyorum. Bodrum travestilerinden Sanat, igne korkusu yüzünden üç yildir grip asisi bile yaptiramiyor. Bütün kisi agir soguk alginligi ile yatakta geçiriyor. Çinlilerin binlerce yildir uyguladigi bu yöntemin ignesiz olani da var ve ben de bu yöntemi sizler için arastirip buldum hatta birkaç gündür kendi üzerimde test etmeye basladim. Bana bir sey olmaz yan etkiler ortaya çikmazsa siz de korkmadan uygulamalisiniz.

Öncelikle buzdolabinda duran buz kalibindan bir buzu bir bezin ya da posetin içine koyun, ensenizin tam ortasina gelecek sekilde buz küpünü yerlestirin. Buzu teninizle direkt temas ettirmekten kaçinmalisiniz çünkü soguk bir nesne bazi kisilerde sok etkisine neden olabilir. Bu yüzden bu yöntemi agir depresyon hastalari, sizofrenler ve epilepsi hastalarinin kullanmamasi gerekiyor. Buz küpü endorfin hormonunun kaniniza salgilanmasini saglayacagindan, önce enerji ile dolacak ve zindelik kazanacaksiniz. Sonrasinda bir çok hastaliginizin kendiliginden sadece buz tedavisi ile iyilestigini göreceksiniz. Uyku düzeni,daha iyi sindirme,gripe karsi direnç,daha az eklem, dis ve bas agrisi,daha iyi nefes alma ve daha iyi kardiovasküler sistem,nörolojik rahatsizliklarin tedavisi ve omurgasal sorunlar,cinsel yolla bulasan hastaliklar, bagirsak hastaliklari,tiroid bezi sikintilari,hipo ve hiper tansiyon ve artrit,astim,besinsizlik ve obezlik, selülit,uykusuzluk, kronik yorgunluk, depresyon, stres ve psiko-duygusal rahatsizliklardan kurtulmak için kullanacaginiz bu basit ve zararsiz yöntemi uzak doguda milyonlarca insan kullaniyor ve simdiye kadar bilinen bir yan etkisine rastlanmadi. Ilaçlarla bünyenizi çökertmek, bagisiklik sisteminizin dengesini bozmak yerine hazir yaz aylarinda iken bu yöntemi herkese tavsiye ediyorum. Saglikli ve güzel günler sizlerin olsun. Hoscakalin.

Kocayi bulduk derken

Yana döne ararken dogru dürüst bir sevgiliyi bir anda kendimizi onun annesi ile bas basa oturup dedikodu yaparken buluruz.  Maalesef bu kocalarin annesi azicik az gezeni, her seye karismayani yok gibi bir sey. Bir kilo fazlaniz olsa bu erkek anneleri anlayip yüzünüze çarpiverirler. Canim sen biraz kilo mu aldin? Üstelik bu cümleyi özellikle ogullarinin yaninda kurarlar ki, adamin dikkati senin kilolarina kaysin, azicik senden sogusun diye. Hep böyle bir ketenpeleyle koca ararken, kayinvalideye toslamak biz kadinlarin kaderinde var.

Kaderimin yazildigi gün diye bir dizi var ya hani ben o diziye kayinvalidemle tanistigim gün basladim. Bizimki gibi ataerkil kültürlerde oglan çocuk kiymetlidir. Dolayisiyla kadin, oglan çocuk dogurdugunda gelin ve es olarak oglu üzerinden arti bir deger kazaniyor. Anne, oglunun dogumuyla yasamina kattigi bu degeri, oglunun yasamina ekleyerek sahiplenmeye devam etmek istiyor. Bu erkek anneleri kendilerini niye bulunmaz hint kumasi saniyorlar acaba, oysa kiz çocugu sahibi olmak bu dünyada yerini garantilemek kadar güzel bir duygu iken, sen kalk erkek dogurdum diye böbürlen olacak is degil. Yahu sen de kadinsin, kadin kadinin dilinden anlamazsa kim anlayacak. Zamaninda kendilerinin kayinvalideden çektiklerini unuttular, gelinlerine kan kusturuyorlar. Kendi irkina sahip çikmayan tek yaratik biz insanlariz. Simdi Ankara travestilerinden Ece’nin tam kocayi buldum derken kayinvalidesinin yakin markajiyla iskenceye dönen hayatina bakiyorum da içim açiyor. Yok kardesim alin oglunuzu basiniza çalin ben istemiyorum.

Annesi ile sevdigi kadin arasinda kalan erkeklerin durumu daha beter. Hangi yöne dogru gitseler sonuç hep hüsranla bitiyor. Hangisi daha güzel yemek yapiyor diye sorsaniz adamin verecek cevabi yok. O da ne yapsin kendini aksam yatakta somurtan bir kadin ile annesinin dirdiri arasinda buluyor. Iki uçu b.klu degnek diyorlar ya tam da ondan durumlari.

Televizyonlarda bir süredir devam eden bir dizi var belki görmüssünüzdür adi kocamin ailesi, bu dizide ataerkil bir aile ile özgür bir gelinin yasadiklari çok güzel anlatiliyor. Üstelik dizide bir kayinvalide yerine bir de babaanne olan ikinci kayinvalide figürü var ki, durum evlere senlik. Birini memnun etsen öbürü begenmiyor her ikisini memnun etmek için agzinla kus tutmaya kalksan kus tepene ediyor. Birakin daginik kalsin. Siz en iyisi kocayi buldum demeden bir aileye göz atin. Sonra aglayan taraf olmayin. Sevgilerimle.

Gençlik hiç bitmesin

Böyle bir sey mümkün mü her zaman genç olmak  elimizde mi? Belki yasinizi geri almak on yil geriye gitmek mümkün degil ama en azindan bulundugunuz yasta kalmayi saglayabilirsiniz. Ben mesela orta yasi çoktan geçtigim halde sorsaniz yasimi on sekiz derim. Çünkü ruhum ve bedenim hala genç, hala diri. . Yapilan anketlerde ileri yaslarindaki kadin ve erkeklere soruldugunda dönmek istedikleri yegane yaslar ise otuzlu yaslari olarak belirlenmis; kisinin kendine en yakisan saç modelini, rengini tespit ettigi hatta en uygun ruj rengini yada makyaj seklini buldugu yaslaridir bu yaslar. Geçmesinden korkmak yerine zamani durdurmaya ne derseniz?

Öyleyse sizin için hazirladigim on altin kurali uygulamaya baslayin ve sadece basit on kural sayesinde genç kalin. Madde 1;  Günes isinlari sadece yaz aylarinda degil kis aylarinda da cildinizde lekeler ve istenmeyen benlerin olusmasina neden olurlar. o halde yaz kis günesten koruyucu kremler kullanmalisiniz.  Madde2; Bir cilt doktoruna gidin ve cildiniz için en uygun günlük kremi doktor tavsiyesine uygun olarak alin. her sabah bu kremle yüzünüze masaj yapin. Madde3;  Bu öneriyi çok sevdigim güzeller güzeli Bodrum travestilerinden bir arkadasim verdi ve ben uyguladim ise yaradigini bizzat gördügüm için de sizlerle paylasiyorum. Yüzünüzü sabahlari buzlu su ya da sodayla yikayin. Buzlu su, cildinizin gerginlesmesini ve diri kalmasini saglarken soda ciltte olusan lekelerin yok olmasina yardimci olur. Dileseniz bir gün soguk su diger gün soda da tercih edebilirsiniz.

Madde4; Sigara ve alkol gibi kötü aliskanliklariniz varsa zaten cildinizdeki hizili yaslanmayi fark etmissinizdir. Bu nedenle yapilacak en dogru sey bu kötü aliskanliklardan sonsuza kadar kurtulmaktir. Iradem zayif diyorsaniz bu konuda hizmet veren saglik kuruluslarindan destek alabilirsiniz. Madde5;  sekerli ve unlu gidalardan yani üç beyazdan uzak durun. tamamen tatli yemeyi kesin diyemem ama biraz azaltmakta fayda var. özellikle hazir gidalarin içerisinde yer alan misir surubu kanserden tutunda her türlü hastaliga davetiye çikariyor. Madde6; Gözalti kremleri kullanin. Madde7; Gece kremleri kullanin. Kaliteli olmasina dikkat edin. Madde 8;  Düzenli bir uyku uyuyun. Madde 9;   Spor yapin. Madde 10; En azindan ayda bir kez cilt bakimi yaptirin.

Bu on altin kural size gençligin sirlarini açacaktir. Genç ve saglikli kalin.