Aylık arşivler: Ağustos 2015

İnsan ve sırlar

  Şimdi çok mutluyum ve bu durum için yaratana şükrediyorum. Basit bir cümle kurduk ama evrendeki gidişatımızı tamamen değiştirdik. Bu bizim bu dünyada gizlediğimiz mutluluk sırlarımızdan biri. Dünya kendini sürekli olarak yenilerken ona ayak uydurmaya çalışmak öncelikle kendimizi rahat ve huzurlu hissetmemizle olur.

Hiçbir şeyiniz olmadan başlayabilirsiniz, hiçbir yolunuz olmayabilir, eninde sonunda kendinize en uygun yolu bulacaksınız.

Şu anda için de bulunduğumuz durumu başımıza biz getirdik yaptığımız her şeyin bir sonucu vardır. Neyi görmek istiyorsak onu kendimize çekeriz. Çok para mı, mutlu olmak mı yoksa sadece huzur mu? İstemek bir nevi elde etmektir. Evrene göre kural yoktur: ona şimdi sahip olduğunuz hislerinizi sunarsınız, evren de buna yanıt verir. Bakış açınızı değiştirerek farklı bir yaşamı da tercih edebilirsiniz. Tek kural ne düşünürsen o olursun. Düşüncelerinizi her zaman olumlu, yararlı iyi niyet üzerine kurmalısınız. Sürekli şikayet etmeyi bırakmalı ve olmak istediğin şeye odaklanmalısın “Olduğumuz her şey düşüncelerimizin sonucudur” gözünüzde canlandırmaya çalışın işte ben bu kişi olmak için varım diyerek motivasyonu sağlayın. Sevinç ve mutluluğu iliklerinizde hissetmeye çalışın. Pozitif bir düşünce negatif bir düşünceden 100 kat daha güçlüdür. Neyi arzu ettiğinize karar verin, ona sahip olabileceğinize inanın, onu hak ettiğinize inanın, onun sizin için mümkün olduğuna inanın. İnsan beyni zihninde canlandırabildiği her şeye sahip olabilir.

Kendinize, başkalarının size davranmasını istediğiniz gibi davranın, kendinizi sevin, sevilirsiniz. Gerçek şu ki, yeterli olandan çok sevgi, yaratıcı fikirler, güç, sevinç, mutluluk vardır. Kendine saygı duymayı başarabilen insanlar hayatı boyunca diğerlerinden daha mutlu olmuşlardır. Düzenli olarak etkileşimde olduğunuz ve birlikte çalıştığınız kişiler için bir not defteri edinin ve o insanların her birinin pozitif yanlarını yazın. Onlarla ilgili en çok sevdiğiniz şeyleri yazın çünkü böyle yaptığınızda hayata pozitif bir gözle bakmaya başlarsınız. Başka hiç kimse sizin için düşünemez veya hissedemez. Öncelik her zaman kendinizde olmalıdır. Biz de güzel bir söz var bunu anlatan “önce can sonra canan” dünya insanlar için kurulmuştur yani bu dünyadaki en değerli varlık sizsiniz. Saygılarımla.

Dostluk çok kıymetli bir hazinedir

Dostluk üzerine yazılmış milyonlarca hikayeden beni en çok etkileyen bir tanesi var ki sizlerle paylaşmadan edemedim. Biraz uzun olsa da eminim hiç sıkılmadan okuyup, sonra eşinize dostunuza anlatmak isteyeceksiniz.

“Adam ve hayattaki tek arkadaşı olan köpeği, bir kazada birlikte ölmüşlerdi. Gökyüzüne çıktıktan sonra bembeyaz bulutların arasında dolaşmaya başladılar. Adam çok susamıştı. Biraz su bulabilmek ümidiyle yürümeye devam ederken, birden kendilerini muhteşem bir manzaranın karşısında buldular. Rengârenk çiçeklerle süslü bir bahçe, altından yapılmış bir bahçe kapısı ve onları karşılayan beyazlar içinde bir kadın. Adam köpeğiyle birlikte kadına yaklaştı ve sordu:

“Affedersiniz… Burası neresi?”

Kadın ona gülümsedi:

“Burası Cennet, efendim.”

Adam bunun üzerine sevinçle:

“Harika!” dedi. “Peki bana biraz su verebilir misiniz? Gerçekten çok susadım.”

Kadın cevap verdi:

“Tabi efendim, içeri girin… İçeride dilediğiniz kadar su bulabilirsiniz.”

Adam köpeğine döndü:

“Hadi oğlum içeri giriyoruz,” diyerek kapıya yürüdü… Ama kadın onu birden durdurdu:

“Üzgünüm efendim, köpeğiniz sizinle gelemez. Hayvanları içeri almıyoruz…”

Bunun üzerine adam bir an durdu; düşündü ve geri dönüp köpeğiyle birlikte geldikleri yolun tam ters yönünde yürümeye koyuldular. Bir süre geçtikten sonra kendilerini bu kez tozlu çamurlu bir yolda buldular ve yolun sonunda karşılarına çiftlik girişini andıran bir kapıyla, yırtık pırtık elbiseli bir dede çıktı…

Adam sordu:

“Affedersiniz. Bana biraz su verebilir misiniz?”

Dede:

“İçeri gel.” dedi. “Kapıdan girdikten sonra sağ tarafta bir çeşme var…”

Adam sordu:

“Peki arkadaşım da benimle gelip oradan içebilir mi?”

Dede:

“Tabii…” dedi. “Çeşmenin yanında köpeğinin de su içebileceği bir kâse bulacaksın…”

Bunun üzerine adam kapıdan girdi. Biraz yürüdükten sonra sağ taraftaki çeşmeyi buldu. Adam çeşmeden, köpek de oradaki kâseden kana kana içerek susuzluklarını giderdiler.

Derken adam geri giderek girişte bekleyen dedeye sordu:

“Su için çok teşekkür ederim. Peki, burası neresi?”

Dede:

“Burası Cennet.” dedi.

Bunu duyan adam şaşırdı:

“Ama nasıl olur? Az önce burası gibi kırık dökük olmayan muhteşem bir yere gittik ve orasının da Cennet olduğunu söylediler.”

Dede:

“Şu rengârenk çiçeklerle süslü altın kapılı yer mi?” dedi.

“Orası Cehennem.”

Adam iyice şaşırmıştı:

“Peki ama orası sizin adınızı kullanarak insanları kandırıyor diye hiç kızmıyor musunuz?”

Dede gülümsedi:

“Kızmıyoruz. Çünkü onlar kendi çıkarı için en iyi arkadaşını yarı yolda bırakanları Cennet’ten uzak tutuyorlar.”

Dost her zaman kötü gününüzde yanınızda duran canlıdır. En iyi dostunuz bir köpek bile olsa ona gereken değeri gösterin. Gerçek dostlar sandığınız kadar kolay bulunmuyor. Dostlukla kalın.

Zayiflama testi

Su diyetlerden oldum olasi nefret ederim. Dünyanin bütün nimetleri gözümün önündeyken neymis efendim yemeyecekmisim. Olmaz böyle sey insanin isyan edesi geliyor. Bir daha dünyaya gelmek mümkün olmadigina göre üstelik öbür tarafta her beden ayni kiloda ve ayni yasta yeniden dirilecegine göre neden yemeden duracakmisiz. Anlayan beri gelsin su diyetisyenleri. Onu yemeyecegim, bunu yemeyecegim diyerek basladiginiz kaç diyet pazartesiden çarsambayi göremedi. Günlük hayatta saglikli oldugunu düsünerek tükettigimiz birçok besin ya da rutinimizin parçasi olan yiyecekler aslinda metabolizmayi yorarak birçok rahatsizligin tetikleyicisi olabiliyor.Bunu bilmeyenimiz yok iyi de ben ne yersem bedenime iyi gelmiyor kimse cevap veremiyor. Ta ki diyet testi çikana kadar. Geçen gün travesti Ajlan yaptirmis. Bir parça kan vererek hangi besinlerden yememesi gerektigini pat diye önüne koymuslar. Pinner testi denilen bu test sayesinde neyi yemenizin dogru olmayacagini sip diye biliyorlarmis. Testi yaptirmak örendigim kadariyla oldukça kolaymis. Ariyorsunuz Pinner Test merkezini oldugunuz yere gönderilen saglik ekipleri geliyor ve sadece bes saniye sürecek bir islemle kaninizi alip, gidiyorlar. Sonra beklemeye basliyorsunuz. Suçlu besinler bulundugunda ise özel bir diyetisyen görüsmesiyle size kilo aldiran ya da kötü etkileyen yiyecekleri saptiyor ve bu yiyecekler yerine üç ay boyunca neleri tüketmeniz gerektigi söyleniyor. Besin intoleransi hakkinda bilgi veren bu test sayesinde sevdigimiz yiyeceklerin hepsinden mahrum olmak yerine sadece suçlu besinlerden uzak duracagiz. Bunun yaninda biraz spor da yaparsak sanirim su reklamlarini izledigimiz bikiniler ve mayokinilerin içine rahatça gireriz. Gida testi yaptirmaktan daha kolay olan bu test sayesinde travesti Ajlan sadece bir ayda alti kilo verdigini söylüyor eger test firmasi için parali çalismiyorsa yalan söylemeyeceginden aminim. Zaten verdigi kilolari da gözünüzle görme sansiniz var. Geçen ay aldigi kiyafetlerin hepsini dolabindan çikarmis yenileri ile karsilastiriyor aralarinda gerçekten büyük fark var. Simdi ben arkadasima ayip olömasin diye önceki bedenini size söylemeyecegim. Tüyo olarak su kadarini söyleyebilirim artik Ajlan istedigi bikiniyi aldi.  Hadi bakalim darisi kilo vermek isteyenlerin basina. Hoscakalin.