Aylık arşivler: Aralık 2015

Hayatınla yaşama anlam kat

Herkes kendi için yaşamalı tabi başkalarını da düşünmeli ama ilk önce kendi yaşamını inşa edip daha sonra başkalarınkini düzeltmeye çalışmalı. Zaten yaşama amacımızda bu değil midir? Ben katılıyorum çünkü kendi hayatını ve yaşamak istediğini belirleyemezsen zaten yaşamıyorsun demektir.

Bize bir hayat sunulur ve bu hayat üstünde istediğim değişiklikleri istediğim anda yapma şansım vardır. Bize verilen bu hayata sağlam temelle yani kendimizi gelişime adayarak başlarsak ve yaşamımıza hakim olursak dünyada anlamlı bir eser bırakmışızdır. Bu söze katılıyorum yukarda da belirttiğim gibi yaşamının kontrolü kendi elinde bulunan insan bu dünyaya somut hiç bir eser bırakmasa bile diğer insanlara hiç etkisi olmasa bile yaşayarak dünyaya katkıda bulunmuştur ve yarar sağlamıştır. Yaşam zaten farkındalığın ölçüsüyle gerçekleşen bir olgudur. Fark edip yolumuza devam ettiğimiz sürece yol alabiliriz. Kendi yaşamımızı inşa etmek için iç dünyamızda yapacağımız içsel yolculuk sürecini tamamlayabilmek de yaşamımızı inşa etmemize yardımcı olur. Bir insan hayatını ancak kendisi mahvedip kendisi yenileyebiliyor. Sizden başka kimsenin buna gücü yetmiyor. Dostoyevski budala’yı yazarken “niyetim bütünüyle güzel bir insanı anlatmaktır” demiştir. Hayatının en önemli anlarından biri olan bu kitap yüce bir amaca iştirak etmiştir:”güzel bir insanı anlatmak”.güzelliğin her türlü duygu karmaşasıyla sarmalanması ona bir değer biçer. Yani insan tutkusundan geberene kadar aşık olsa, en acımasız hastalıklara musallat olsa, başkalarını kandırsa, yalan söylese, hırsızlık yapsa, hikayeler anlatsa, şiirler,mektuplar yazsa vb. kendini tanımlamaya başlar.bu bitmeyen başlangıçlar güzel insanı ortaya koymaya başlar.Hayatta güzel insan olmak bizim elimizde tıpkı bu hayattan memnun ayrılmak ya da bedbaht olmak gibi.Benim gibi düşünen sayısız travesti birey olduğunu biliyorum. Onların da tek istediği Ankara, İstanbul, İzmir ya da ne bileyim ücra bir ilimizde yaşayan travesti birey olsun tek istediği güzel bir hayat ve bunu yaşayabileceği güzel bir dünya hedefidir.

Hayatınla yaşama bir anlam kat ve bunun için kendine bir hedef belirle belki hedeften biraz saparsın ya da sapmak zorunda bırakılırsın ama emin ol hedefe giden her adım seni mutlu edecek. Sevgilerimle travesti iclal.

Türk Müziği dinlemenin faydaları

Türk Müziği oldum olası dinlemekten çok hoşlandığım bir tarzdır. Gerçi ben kulağa hoş gelen her türlü müziği dinlerim ayrım yapmam ama tercihim her zaman kendi kültürümüzden doğmuş olan müziktir. Şimdi müzik ruhun gıdasıdır sözünü destekleyen yeni bir bilgi öğrendim. Ben yeni öğrendim ama  Osmanlı bundan yıllar önce akıl hastalarını bu dinlendirici ve iyileştirici müzik sayesinde tedavi etmişler. Hani şu çok özendiğimiz Avrupalılar delileri öldürürken biz tedavi ediyormuşuz. Medeniyetteki noktamız onlardan çok ilerideymiş yani, oysa şimdi unuttuk bunları popla cazla, fantezi müzikle depresyona girip ilaca sarılıyoruz.

Mesela rast makamı, kemik ve beyne etkilidir. Fazla uyumayı engeller. Nabzın yükselmesine yardımcı olur. Akıl hastalıklarına iyidir. Koyun bir rast makamı müzik arkanıza yaslanıp dinleyin ne dert kalır, ne de kasavet değil mi? Irak makamı, kuşluk ve ikindi vakti etkilidir. Menenjit, beyin ve akıl hastalıklarına faydalıdır. Omuz, kol ve ellere etkilidir. Başın üst tarafına etkisi belirtilmektedir. Lezzet verir, düşünme ve kavrama konusunda etkilidir. Korku gidericidir. Saldırganlığı önleyici ve nevrotik hastaları tedavi edici etkisi vardır. Öğleden sonraları benim de tercihim olan bir makamdır. Yıllar önce sesi çok güzel olan bir travesti dostumun sesi hala kulağımda ah keşke yanımda olsaydı da söyleseydi bir makam ama maalesef İstanbul’un keşmekeşliğinden kaçıp çoktan Bodrum’a yerleşti. Şimdilerde emekli olanlar, büyük şehirlerden sıkılanlar yazlık mekanlara, şehirlere özellikle de Muğla civarına kaçıyorlar.

Ah ne yapalım belki bir gün biz de kapağı atarız o taraflara doğru her neyse devam ediyorum. Isfahan makamı, Ateşli hastalıklardan vücudu koruyucu özelliği vardır. Ense, boyun, omuzlar ve sol dirsek için etkilidir. Güven hissi, uyum sağlama, hareket yeteneği, zihin açıklığı, gönül yenileme, düzgünlük verme, zekayı açma ve hatıraları tazeleme özelliği vardır. Özellikle ders çalışırken ya da aklınızda tutmanız gereken bir şeyi hatırlamak için bu makamı dinleyebilirsiniz. Zirefkend makamı, Sırt, mafsal ağrılarına ve kulunca faydalıdır. Beyinle ilgili ağız çarpılmasına, kalp, ciğer, göğüs, kalça ve sağ omuza etkilidir. Şimdi bana sormayın bu son yazdığım makamı bende yeni duydum bu adı ama gerçekten böyle bir makam var araştırın bulun, dinleyin. Saygılarımla travesti iclal.

Korkularımız

Hepimizin korkuları vardır. Bu korkular bazen bizi yapacağımız şeylerden alıkoyar bazen ise gözü kara davranarak korkularımızın üstüne gitmemizi sağlar.

Bir Hint masalına göre, kedi korkusu ile devamlı endişe içinde yasayan bir fare vardır. Büyücünün biri fareye acır ve onu bir kediye dönüştürür. Fare, kedi olmaktan son derece mutlu olacağı yerde bu kez de köpekten korkmaya başlar. Büyücü bu kez onu bir kaplana dönüştürür. Kaplan olan fare, sevineceği yerde avcıdan korkmaya baslar. Büyücü bakar ki, ne yaparsa yapsın farenin korkusunu yenmeye imkan yok. Onu eski haline döndürür. Ve der ki, ‘Sen cesaretsiz ve korkak birisin. Sende sadece bir farenin yüreği var. O yüzden ben sana yardım edemem.’

Eğer içinizde bir farenin cesareti varsa ne yaparsanız yapın korkularınızdan kurtulamazsınız. Öyle bir an gelir ki gerçekten korkmamız normalleşir ama çoğu korkumuz yersiz ve anlamsızdır. Mesela Bursa travestilerinden bir birey yaşadığı panik atak hastalığı yüzünden ölümden korkuyor ve sokağa bile çıkmadan evinde tek başına yaşıyor. Oysa onun bilmediği bir gerçek var. Ne yaparsan yap her canlı bir gün mutlaka ölecek. Ölümden kaçman imkansızken neden korkasın ki?

Başka bir travesti birey başarısız olmaktan, küçük düşmekten korkuyor ve toplum içinde fazla konuşmamaya çalışıyor. Onun bilmediği ise her insanın hata yapabileceği gerçeğinden başka bir şey değil. Bu dünyada korktuğun hiçbir şeyin senden daha büyük ve önemli olmadığını keşfettiğin gün aslan yürekli olursun yoksa hayatının sonuna kadar fare yüreği ile gezmek ve onunla birlikte gömülmek zorunda kalabilirsin. Şimdi bir karar ver. Hayatı aslan gibi mi yoksa bir fare gibi delikten deliğe saklanarak mı geçirecek sin? Haklısın korkular öğrenilmiş çaresizlik sonucu oluşuyor ve öyle travesti iclal korkma dedi diye bir anda korkmaktan vazgeçmek kolay değil. Bir de daha anne karnında ailemizden gelen genlerle bize geçen korkularımız var. Mesela köpek korkusu, hastalık korkusu gibi şahsen ben de genlerde geçen korkular için bir şey diyemeyeceğim. Ama sizi hayattan koparan korkular anlamsız ve onları arkanızda bırakıp yeniden özgüvenle sokaklarda yürümek için korkulara veda edin demeye devam edeceğim. Sevgiyle kalın.

Kan dolaşımını artırma yolları

Özellikle kış aylarında kan dolaşımımız zayıflar. Bu yüzden bazı geceler uyumakta zorluklar çekeriz. Kan dolaşımını artırmanın ve rahat bir nefes almanın pek çok yolu vardır ve bunlardan biri de inanmayacaksınız ama ıslak çoraplarla uyumak. Yanlış duymadınız evet aslında ben de okuduğumda olur mu canım öyle şey dedim ama sonra biraz araştırma yapınca ıslak çoraplarla uyumanın çok faydası olduğunu gördüm. Grip olduğunuzda çekinmeden çoraplarınızı ıslatıp sabaha kadar o şekilde uyuyabilirsiniz.

Vücuttaki kan dolaşımını arttırmanın çok basit yolları bulunuyor. Kan dolaşımı artınca soğuğa karşı direnç artıyor ve iyileşme daha da hızlanıyor. Bol bol dinlenmenin ve bol sıvı içmenin gerektiğini hepimiz biliyoruz. Size başka önerilerde vermeyi ihmal etmeyeceğim tabi mesela burnumuzu yatmadan önce tuzlu su ile iyice temizlemek burun tıkanıklarını açar ve horlamadan ağızda nefes almadan rahatça bir uyku çekeriz.

Çeyrek çay kaşığı tuz, çeyrek çay kaşığı karbonat çeyrek litre ılık suya karıştırılmalı. Daha sonra bu karışımı ucu delik bir kap yardımıyla burnun içine çekin. Sağ burun deliğine uyguluyorsanız, sol burun deliğinizi kapatın. Sonra karışımın burnunuzdan boşalmasını bekleyin. Her burun deliği için iki-üç kez tekrarlayın. Bu yöntem sayesinde pahalı deniz sularına veya burun fısfıslarına ihtiyacınız kalmayacak.

Birçoğumuz, gargara yapmanın bakterilerle savaşma, mukusu ve boğazı rahatlatmak için yararlı olduğunu duymuşuzdur. Amerika’da önleyici tıp üzerine yazılan bir makalede (NCBI) 60 gün boyunca, günde 3 kere suyla gargara yapmanın enfeksiyonlara karşı koruyucu etki gösterdiği kanıtlandı. Kış aylarında sinüzit rahatsızlığı yüzünden oldukça sıkıntılı günler geçiren Antalya travestilerinden Bade yazın bolca denize girdiğinde kışı rahat geçirdiğine dikkat etmiş ve bunun sırrının tuzlu su olduğunu anlamış. Gerçi Antalya gibi sıcak iklimlerde soğuk algınlıkları Erzurum ya da Kars’ta yaşayanlarla kıyaslanamaz ama ben size dondurulmuş bezelye poşetini alıp burnunuzun üstüne koyun sinüsleriniz açılsın desem ne dersiniz. Gülmeyin kızlar doğruluğu kanıtlanmış bilgiler sunuyorum sizlere Hadi sen Erzurum’ da ki travesti birey bir dene ne kaybedersin en fazla biraz üşürsün ama sinüslerin açıldığında bir teşekkür notu yazarsın artık bu sayfadan değil mi? Ben sizlere öğrendikçe bilgi aktarmaya devam edeceğim ki kış bizleri fazla yormadan çekip gitsin. Sevgilerimle travesti iclal.

Yeni başlayanlar içim meditasyon kuralları

Meditasyon, birçok kültürde ve dinde uygulanan manevi bir arınma tekniğidir. Uyanıklık ve konsantrasyon çalışmalarıyla kişi kendini toplar ve zihnini, ruhunu dinlendirir. Doğu kültürlerinde meditasyon, köklü ve bilinç açıcı bir teknik olarak kabul edilir. Söz konusu olan bilinç açma durumu, her inanışa göre farklı adlandırılır. Bunlar; boşluk, farkındalık, tek olma, burada ve şimdide olma, düşüncedeki özgürlük olarak tanımlanabilir.

Meditasyon yapmaya yeni başlayacaksanız eğer dikkat etmeniz gereken çok önemli hususlar olduğunu bilmelisiniz. Bunlardan bir kaçını bu yazımda sizlere anlatmaya çalışacağım.

Karnınız çok tokken özellikle yemekten hemen sonra meditasyon yapmayın. Enerji o noktaya odaklanacak ve zihni arındırmak zor olacaktır. Meditasyon öncesi ılık bir duş iyi olacaktır. Duşu sıcak suyla almak zaten normalde de çok önerilmeyen bir durumdur. Antalya travestilerinden bir tanıdığım aslında mümkünse her zaman soğuk suyla duş almanın cildi ve organları yenilediğini özellikle belirtir ve her sabah soğuk su ile duş alırdı. Tabi orası Antalya sıcak memleket ve bizim gibi soğuk Ankara, Erzurum, Eskişehir gibi şehirlerde yaşayan travestiler için bu çok mümkün görünmüyor ve biz de o yüzden en azından ılık su ile duş alabiliriz. Üzerinizde muhakkak rahat giysiler olmalıdır. Bir mum ve tütsü yakmak konsantrasyonu arttırıp, uygun ortamı hazırladığı için oldukça faydalı olmaktadır. Rahatsız edilmemelisiniz, mümkünse bilgisayarınızı ve telefonlarınızı kapatın, kapınızı kapatın ve rahat bir ortam oluşturun. Meditasyon öncesi yeşil çay içmenizi tavsiye ederim. Yeşil çay hem huzur vermekte hem konsantrasyonu arttırmakta hem de uykuyu engellemektedir, böylelikle meditasyonu oldukça kolaylaştırmaktadır. Budistler bütün bunları sağlamak için muhakkak çalışma öncesi yeşil çay içerler.

Müzik dinleyebilirsiniz. Ama müziğin hareketli değil dingin ve bilhassa başlangıç seviyesinde iseniz muhakkak sözsüz olması çok önemli. İsterseniz doğa sesleri kullanabilirsiniz. Ben işitsel bir insan olmadığım için müzik tercih etmemekteyim. Bu tamamen size kalmış. Odanın ortamı oldukça önemlidir; ılık, rahat ve ne çok ışıklı ne de çok karanlık olmalı. Dikkatinizi dağıtacak unsurlardan arınık olmalıdır. Diyaframdan nefes almak meditasyonlarda oldukça önemlidir. Doğru nefes doğru meditasyon demektir. Ritmik ve doğru şekilde diyaframdan nefes alınmalıdır. Şimdiden kolay gelsin kısa süre sonra travesti iclal’e duacı olacaksınız sevgilerimle.

Taklitçilik

Hiç tanımadığımız bir ülkeye gittiğimizde büyük bir yabancılık çekeriz. İnsanlara kolayca ısınamayız. Ama bir gün bir lokantada otururken Türkçe konuşan birini görürsek hemen yanına gideriz, hiç tanışmasak bile birden ahbap oluruz. Orada aynı dili konuşan benzer iki insanızdır. Biz bu tekniğe yani uzmanlar bu tekniğe kısaca aynalama tekniği diyorlar. Hayatımızın hemen hemen her alanında bu tekniğe rastlamak mümkün.  Aynalama bana sorarsanız taklitçilik ben travesti iclal olarak bu tekniğe kısaca bu ismi taktım. Karşımızdaki, kişinin her hareketini farkına varmadan tekrar etmekle başlar. Aslında bilmeden onun gibi konuşmaya o ne yaparsa aynısını yapmaya başlarız. Karşınızdaki kişi konuşurken konu ilgimizi çekmiş ve anlatanı da beğenmişsek eğer o konuşurken dudağını ısırırsa bizde dudağımızı  ısırırız.

Aynalama tekniği yani taklitçilik en çok bir dostumuzu teselli ederken işimize yarar ben bizzat yöntemi denedim. Bir konu yüzünden sevgilisinden ayrılan Bodrum travestilerinden Bade’yi bu yöntemle teskin ettim. O üzgünken yanına enerjik biçimde gidersek bizimle ilgilenmeyecek hatta bizden soğuyacaktır. O üzgünken bizim coşkulu olmamız ona güzel gelmeyecektir. Böyle durumlarda o kişinin yanına, mümkün olduğunca aynı ruh halini yansıtan hareketlerle gitmeli ve bir bağ oluşturmaya çalışmalıyız. Konuşma devam ettikçe enerjisi yüksek konulara yumuşak bir geçiş yapmalıyız. Böyle yaparsak amacımıza çok kolay ulaştığımızı görürüz. Onun moralini düzeltmek için önce onun gibi üzgün taklidi yapmaya başla sonra her çoşkuyu.  Aynalama tekniği bazı durumlarda, konuşmada kimin lider olduğuna karar vermeye yardımcı olur. Aynalama tekniği günlük hayatta rahatlıkla kullanılabilecek bir tekniktir. Aynalayalım, herkesle bağımız olsun, kimseden ayrı düşmeyelim. Herkes bizi kendine en yakın insan, en sıcak dost olarak kabul etsin. Düğüne giden oynar, cenazeye giden ağlar demişler işte bu Atasözü taklitçilik yani aynalama tekniğine bire bir uyuyor. Hepimiz biraz birbirimizi taklit etmiyor muyuz zaten birinin bir davranışı hoşumuza giderse hemen kopyala yapıştır yapıp en uygun yerde ortaya çıkarıyoruz. Zaten ünlülerin fanları da bu sayede artıyor. Ünlüler sosyal sorumluluk projelerine bu nedenle dahil oluyorlar. Birileri bizi örnek alsın, iyi işler yapsınlar diye her taşın altında onlar çıkıyor. Dünya kısa yeni yöntemler bulacağım diye uğraşma aynala gitsin saygılarımla travesti iclal.

 

Diyorum ki

Sen kendinden başka hiç kimse senin kadar ilgi görmesin istiyorsun. Her zaman tek ilgi odağı ben olayım istiyorsun. Öyle olmadığı zamanlarda sıkılıyor etrafına küsüyorsun. Kendini neşeli, sevimli buluyorsun. Neden o neden ben değilim bak içini kurtlar kemiriyor.Sürekli ilgi odağı olmak istiyorsun. İlgi odağı olmak için saçma sapan işlere girişiyorsun. Tamam sevilmek, kabul görmek güzel duygular tabi bunları kim istemez? Ama kardeşim hata yapıyorsun bırak seni beğenen beğensin beğenmeyen defolup gitsin.Sen çocukken sevilmemişsin, takdir görmemişsin hatta en iyi yaptığın işler için bile daha iyisi olabilirdi cevabını almışsın. Biliyorum hayat hiç adil değil hele sana oldukça hunhar davranmış. Hak etiğin şeylere sahip olmak için sen hep kendinden vermişsin. İhtiyaç duyduğun ilgiyi elde edebilmek için gerçek kişiliğini geri plana atıyorsun.Bazıları tarafından tanınıp sevildiğinde gerçekte olduğundan bambaşka bir insan oluyorsun. Birileri senin düşüncelerini ciddiye almadığında hayal kırıklığı yaşıyor ve sinirleniyorsun. Şimdi de ben bu yazıyı yazdığım için okudukça benimle alay etmeye başlıyorsun bak sen bizim travesti İclal’e başımıza psikolog kesilmiş bile diyorsun. Oysa benim derdim seninle değil ki sadece bu yazıyı okuduğunda hatasını düzeltebilecek olanlarla yoksa benim egoist insanlarla işim olmaz. Düşüncelerin senin bir yansımandır ve dolayısıyla düşüncelerinin kaale alınmaması, kendini ihmal edilmiş gibi hissetmene sebep oluyor. Eğer sen kendine bir kahramanmışsın gibi davranıp. Kendini seversen başkalarının ilgisine ümitsizce ihtiyaç duymayacaksın. Şimdi sen ihtiyaçlarını ve isteklerini tespit et. Eğer kendini dinlemeye başlarsan İhtiyaçlarını dünyaya haykırmana gerek kalmadığını fark edeceksin. Mesela köpüklü bir banyo yap, göz diktiğin spor araba ile test sürüşüne çık veya hayalindeki evin tasarımını yapmak gibi sadece kendi istediğin şeyleri yap. Yazdıklarımı anlayacak olan şu dünyada hak ettiği ilgi ve alakayı görememiş olan Ankara’da, İstanbul’da İzmir’de ve daha birçok şehrimizde yüzlerce travesti birey var ve ben biliyorum ki onlar ne demek istediği çoktan anladı. Ben sadece kendin ol diyorum. Bırak başkaları seni takdir etmesin sen doğru bildiğinden şaşma.

Zaman senin ne kadar haklı olduğunu zaten ortaya çıkaracaktır dert etme hayatını yaşa. Sevgilerimle travesti iclal.

Açlıkla gelen sağlık

Yapılan son araştırmalar insan vücudunun birkaç gün aç kaldığında bağışıklık sisteminin kendini yenilediğini ortaya koymuş. Bu yüzden hasta olduğumuzda en önce iştahımız kesilir. Üç günlük oruçtan sonra vücudun bağışıklık mekanizması yeni akyuvar oluşumunu tetikleyerek vücudun bağışıklık sistemini tamamen yeniliyor.

Çığır açan bir araştırmaya göre 3 günlük oruç yaşlılarda bile vücudun bağışıklık mekanizmasını komple yenileyerek vücudun dinçleşmesini sağlıyor. Diyet uzmanları tarafından oruç diyetleri sıkı bir şekilde eleştirilse de araştırmaya göre vücudu aç bırakmak kök hücreleri tetikleyerek yeni akyuvar üretilmesine yol açıyor. Uzun süreli açlık, glikoz ve yağ depolarını kullanmak için vücudu zorlar ama aynı zamanda beyaz kan hücrelerinin de önemli bir bölümünü yok eder. Beyaz kan hücrelerindeki bu azalma kök hücre bazlı rejenerasyonu tetikler ve bu da yeni bağışıklık sistemi hücrelerinin değişimini gerçekleştirir. Biz zaten toplum olarak her yıl bir ay boyunca oruç tutuyoruz ve bu sayede bedenimizi yeniliyoruz. Ben bu satırları okurken bir kez daha inançlı bir insan olduğum için şükrettim. Pek çok kişi biz travestilerin oruç tutmadığını hatta inançlı bile olmadıklarını düşünse bile aslında gerçek olan inandığımız ve çok inançlı insanları içimizde barındırdığımızdır. Ama ibadetin gizli yapılanın makbul olduğu için bu durumu ortaya çıkarmak gibi bir çaba içine girmiyoruz. Kanser hastaları iyi olmak adına kemoterapi ile boğuşmak zorunda kalıyorlar Bakırköy travestilerinden bir birey yakalandığı lösemi nedeniyle uzun süren bir kemoterapi tedavisi gördü ve nihayet kök hücre nakli ile hayata yeniden döndü. Kemoterapi alırken ise açlık grevi yaptı ve faydasını çok kısa sürede görmeye başladı.

Kemoterapi hayat kurtarmasına rağmen vücudun bağışıklık sistemini önemli miktarda çökertir. Bu araştırmanın sonuçlarına göre uzun süreli açlık kemoterapinin zararlı etkilerini büyük miktarda azaltıyor. Yetmiş iki saatlik bir açlık sırasında vücudun akyuvar ve diğer bağışıklık hücresi sayısı hatırı sayılır miktarda azalıyor, ardından tekrar yemek yenildiğinde bu sefer hücre sayısı eskisinden de yüksek miktarda geri geliyor. O zaman hücre yenilenmesi için en doğal çözüm sanırım açlık çekmek en azından bunu yaparak kendimize bir iyilik yapalım. Zaten fazla yemek yediğimizde sadece midemizi yoruyoruz. Sağlığımız için oruç sevgilerimle travesti İclal.