Kategori arşivi: Ankara travestileri

Veren el ol

ver

Bu dünya kimseye kalmıyor sonunda hepimiz kazandığımız her şeyi geride bırakıp ölüp gideceğiz. Önemli olan gittiğimiz yer için çalışmak bunun yolu da açık elli olmaktan geçiyor. Yani vermesini bilmeliyiz. Vermek bizi insan yapan en önemli unsurlardan biridir. Vermenin almaktan üstün olduğunu birçok insan bilmesine rağmen, vermek hep zor gelmiştir insana. Fazla değer verip, bağlanmışız elimizin altındakilere. Hiç kaybetmeyecek gibi aşırı sahiplenme tutkusu, esir almış sanki tüm benliğimizi. Oysa bize verilen her şeyi, asıl sahibinin isteğine uygun tasarruf etmeliydik. Hangi endişe ve ince hesaplar, bizlere bunu yaptırmaktan alıkoymakta acaba. Oysa Allah için verdiğinden dolayı malı eksilen veya fakirleşen tek bir insan olmamıştır bu güne kadar. Veren el, alan elden daima üstündür toplum nezdinde. Vermenin neden üstün olduğunu ve verenlerin nelerle müjdelendiğini anlayabilseydik ve sahip olduklarımızdan bize ait olanların sımsıkı tuttuklarımız değil, Allah için verdiklerimiz olduğunu bilecektik.   Şu husus özellikle iyi anlaşılmalıdır ki, veren el olmak birilerinin sürekli vermesi, bir takım insanlarında hiç çalışmadan kendilerine verilmesini beklemesi anlamına gelmemelidir. Bireyler çevresine yük olmamak için daima üretici, çalışkan,  ihtiyaçlarını karşılayacak kapasitede olmalı ve bunun sonucu olarak da veren el konumuna gelmeyi hedeflemelidir. Nitekim kişinin çalışmasına rağmen başkasına muhtaç olması, hiçbir şey yapmayıp, başkalarının yardımını isteme zilletine düşmesinden daha hayırlıdır. Ben daima etrafımdan başlarım gözlemlemeye kimin ne ihtiyacı var diye bakarım eminim sizler de öyle yapıyorsunuz. Dünya malını artırıp saklayacağız da ne olacak diyor Ankara travestilerinden bir dostum be bildiğim kadarıyla iki genci okutuyor. Kazandığı para çok değil belki ama birilerine vesile olması hiçbir parayla ölçülemez. Hiç bir ey yapamayan travesti bireyler için ise sokak hayvanlarına bakmalarını öneriyorum nihayetinde onlar da bir can ve sadece bizim yemediğimiz artıklarla onları doyurmamız mümkün olacaktır. Maddiyatın vermek ile hiç ilgisi yok. İstedikten sonra en fakirimiz bile bir canlıya umut olabiliriz. Sadece sevmek başını okşamak bile yetecektir. Sevgi dediğiniz bedava parayla alınmaz ama sadece gönülden verilebilir gönlü geniş dostlarım bunu siz zaten çok iyi biliyorsunuz. Hayır işleyenlerden olmanız dileğiyle sevgiyle kalın İclal.

 

 

 

 

Enerjini kaybetme

enerji

Enerji bitmeyen piller gibi değildir bazen taşar bazen yorar bazen ise gelmek için sizi günlerce bekletir. Kaybolan enerjinizi yeniden elde etmenin basit bir takım yolları vardır. Öyle ya da böyle hepimizin çok istediği şeyler var. Hepimiz zenginlik veya başarı istiyoruz. Her ikisi olursa daha iyi olur tabii. Ama hırsımız enerjimizi bloke eder. Bizi bir girdabın içine sokar. Adına negatiflik diyebileceğimiz bir enerji girdabına gireriz ve çoğunlukla çıkamayız. İşte bundan kurtulmanın en kolay yolu hırslarımızı bırakmamızdır. Arzularımızı ve isteklerimizi saplantı haline getirmemeli ve olan şeyleri kabul etmeliyiz. Çevre çok değişik bir faktördür. Sizi teşvik eden insanlar olacağı gibi enerjinizi bloke eden negatif insanlarda olacaktır. Onları takmamaya çalışın. Bu aileniz veya iş arkadaşlarınızdan biri olsa bile. Onu göz ardı ettiğinizde artık sizinle çok fazla uğraşmayacaktır. Bizi bloke eden en önemli nedenlerden biri doğru alışkanlıklar elde edememiş olmamızdır. Yoga, spor, yürüyüş, meditasyon ve dua bize çok iyi gelen şeylerdir. Genellikle hiç biri hayatımızda yoktur. Olumlama yapabilir ve dua edebilirsiniz. Çok hızlı bir şekilde enerjinizin blokesinin kalktığını göreceksiniz. Bizi biz yapan insanlarla bizi bizden çıkaran insanların ayrımını doğru yapabilirsek hayata bakış açımız bile değişir. Yeniden dünyaya gelmenize gerek yok kendimize gelelim yeter. Enerji gerçek bir olgudur ve tüm bedeni sarar. Enerjinizi bloke eden sadece manevi olaylar değildir. Maddi olarak vücudunuz içindeki enerji noktaları bloke olmuştur. Bu noktaları bilmenize gerek yok sadece tüm bedeninizde pek çok çakra noktası olduğunu bilin. Tüm bedeninizin bir ışık olduğunu hayal edin ve bedeninizin tüm enerji noktalarından çıktığını düşünün. Bedeniniz enerji ile aydınlanıyor. O halde insan bir enerji olduğuna göre enerjimiz olmadan oturduğumuz koltuktan bile kalkamıyorsak yapmamız gereken bu enerjiyi açığa çıkarmaktır. Geçen yıl can dostum Ayda ( Ankara travestileri ) bir meditasyon derneğine üye olmuş onun tavsiyesine üzerine ben de birkaç seans katıldım. İşin doğrusunu söylemem gerekirse başlarda bana biraz saçma işler gibi gelse de sonrasında o meditasyonun faydasını çok gördüm. Şimdi ne zaman enerjim düşse orada öğrendiklerimi uygulamaya koyuluyorum. Enerjiniz ve ışığınız hiç sönmesin sevgiler İclal.

 

Mekanlara kalıcı temizlik

mekanb

Yaşadığınız mekanlar kim bilir ne acılar yaşadı eskidi, kirlendi ama habersiz o acıların üstünde yaşamaya devam ediyoruz. Hayatımızda sürekli aksi giden işlerimiz oluyor ama hiç bağlamıyoruz yaşadığımız mekanlardaki kirliliğe biten bir ilişkinin ardından hiç aklınıza geldi mi yaşadığınız yeri temizlemek. Öyle normal bir oda temizliğinden bahsetmiyorum ben ruhunu temizlemekten bahsediyorum. Odaların mekanların ruhu olur mu demeyin olmaz mı? Aileden biri vefat ettiğinde mutlaka bir enerjisel mekan temizliği yapın. Mekan temizliği için yapılması gerekenlerden yazmak istiyorum bugün sizlere. Ben de bu tekniği Ankara travestilerinden Bade’den öğrendim inanın önce işe yarayacağına inanmadığım için şimdi kendimden utanıyorum çünkü gerçekten işe yarıyor.Benim sevdiğim beş element tekniğini uygulamak için sırasıyla şunları yapın. Havaya enerji verici ve doğal aromatik yağlardan oluşan özel karışımlar hazırlayarak sıkın.

Arındırıcı etki için:  Greyfurt, Biberiye ve Çay ağacı

Enerji vermek için:  Lavanta, Sardunya ve Bergamut

Canlandırmak için:  Adaçayı, Lavanta ve Nane

Sakinleştirmek için:  Lavanta, Papatya, Portakal ve Sandal ağacı karışımlarını su dolu bir kaba karıştırıp havaya sıkın. Biraz ses yaratın. Ses enerjiyi canlandırır, özellikle köşelerdeki ölü enerjiyi sarsmak için iyidir. Bir enstrüman seçin ve evin içinde köşelerden geçerek bir tur atın. Adaçayının dumanı negatif enerjiyi emer. Uzun bir adaçayı demeti yakıp dumanı tüm odalardan geçirin. Adaçayı bulamıyor ya da bunu yapamıyorsanız tüm odalarda mum yakın. Odalara üstü açık kaplarda çörekotu bırakın. Çörekotu toprak enerjisi getirir ve kalan son negatif enerjiyi alır. Bir enerjisel mekan temizliği ziliyle metal sesi yaratın, metal tüm enerjiyi yeniler. Bu zile sahip değilseniz normal bir zil kullanın. Bitirdikten sonra tamamlayıcı olarak eve güzel ve taze çiçekler alın ve hoş vibrasyonu olan müzikler çalın. Sevgi frekansında kalmaya ve güzel sevgi sözleri kullanmaya dikkat edin. Amerikalı yerliler davul ve çıngırak çalarak adaçayı yakarlarken Çinliler çanlar, ziller çalıp tütsü yakarlar. Avrupalılar kutsal su, mum, tuz, çiçek ve dualar kullanırlar. Orta doğuda buhur, sarı sakızı ve aselbent sakızı popülerdir. Anadolu geleneklerinde sarımsak asılır, adaçayı yakılır, ortam tuzla yıkanır, yeni doğan bebekler tuzlanır. Siz hangi yöntemi beğenirseniz onu uygulayın ama ihmal etmeyin sevgiler İclal.

Estetikli olmak ya da olmamak

Kadınların en büyük derdi olan yaşlılık maalesef biz istemesek de zamanla en önce yüzümüzdeki çizgilerle kendini belli etmeye başlıyor.

Yaşlanmanın ilk belirtileri göz çevresinde ortaya çıkıyor. Yaklaşık otuzlu yılların başında göz çevresindeki sıkılıkta bir azalma hissediyorsunuz. Ne oluyor derken yorgun olduğunuz günlerde göz altlarında hafif şişlikler ve mor daireler fark ediyorsunuz. Kazayağı dediğimiz gülmeye bağlı mimik çizgileri beliriyor. Hepimizde vardır herhalde değil mi? Bu kaz ayakları yüzünden gülmekten çekinen travesti bireyler olduğunu biliyorum. Estetik cerrahlarla tanışmak daha korkutucu tekliflere maruz bırakabilir endişesiyle belki de ilk botoksunuzu bir güzellik merkezinde başka birilerine yaptırıyorsunuz. Ve bir kere yaptırınca sanki yaşlanma ile olan sulhunuz bozuluyor; artık karşı cephelerde onunla sürekli mücadeleye girmek zorunda olan bir estetik neferisiniz. Estetikli olmak o kadar da kötü bir durum değil sonuçta önemli olan kendinizi iyi hissetmeniz bu konuda oldukça deneyimli olan İstanbul ve Ankara travestilerinden konu hakkında görüşlerini aldım. Gerekiyorsa çekinmeden yaptırın diyorlar ki ben de aynı görüşü paylaşıyorum. Mutlu hissetmek bir kadının hakkıdır ve bunun için estetik gerekiyorsa yapılacaktır. Bu tür detaylara dikkat ederek yaşlanmayı ve deformasyonu geciktirmek, gereken yerde de estetik yardım almak size daha mutlu ve özgüvenli bir yaşam sağlayabilir. Estetikte amaç 60 yaşında iken genç kız gibi görünmek (ve giyinmek) olmamalıdır. Doğru yaklaşım farkındalık kazanıp önlemler almak ve zamanı geldikçe, biriktirmeden, gereken işlemleri yaptırmaktır. Nasıl altı ayda bir diş temizliği yaptırıyorsak, senede bir kez yüzümüze cilt soyucu bir bakım yaptırmamız da gerekir. Zira yüzümüz de sürekli yıpratıcı dış etkenlere açık kalmaktadır. Ayrıca yaşlanmayla ortaya çıkan olumsuzlukların birbirini tetikleyebileceği de bilinmelidir. Örneğin üst göz kapağı veya kaş düşüklüğünü düzelttirmemek sürekli kaşlarınızı kaldırmanıza ve alında derin çizgiler oluşmasına yol açabilir. Aşırı büyük memelerin veya sarkan bir karnın omurga dengesini bozması da diğer bir örnektir. Nerenizden rahatsız oluyorsanız düzeltirin ama mutlaka bu konuda uzman ellere bırakın kendinizi sağlık konusu oldukça ciddi bir konudur. Sırf daha ucuz diye ne olduğu belli olmayan kuruluşlara güvenmeyin. Sevgilerimle travesti İclal.

Doğduğunuz günü biliyor musunuz?

Sizlere doğum gününüzü soranlara şimdiye kadar hep tarih olarak bir rakam verdiniz hiç haftanın hangi günü doğduğunuzu söylemediniz.

Ama şimdi Hint astrolojisi ile öğrendik ki asıl önemli olan tarih değil haftanın hangi günü doğduğumuz imiş. Yani mesela ben travesti iclal hangi gün doğdun diye soran olursa Perşembe diyorum.Benim gibi Perşembe günü doğan Ankara, İstanbul, İzmir, Bursa, Sakarya ve diğer sayamadığım illerde yaşayan travestiler için Perşembe gününün kişiliğimizi nasıl şekillendirdiğini Astrolojiden yararlanarak anlatmaya çalışacağım.Perşembe günü Jüpiter günüdür. Dini veya ruhsal çalışma yapmak adına bugün çok uygundur. Yoga, meditasyon, astroloji çalışmaları, ruhsal konular, dini toplantılar ve araştırmalar, eğitim konuları, seyahat ve benzeri planlamalar veya başlangıçlar adına Perşembe günü uygun etkiler barındırır. Ayrıca çocuklarla ilgili çözmeniz gereken işleri Perşembe günü ele alabilirsiniz. Eğer eğitim benzeri bir işe bağlayacaksınız, kişisel gelişim, astroloji ve benzeri konularda bir başlangıç yapacaksanız, Perşembe uygun bir gündür. Bugünü aşırı aktif ve agresyon içinde geçirmemeye bakın. Ruhsal konular veya daha zarif sakin işleri bugüne denk getirmeye, araştırma yapmaya ayırmaya gayret edin. Bugünün rengi sarıdır. Perşembe günü sarı aksesuarlar, takılar veya giysiler günün Jüpiter enerjisini daha da vurgulu yapacaktır. Ruhsal gelişime, dini konulara, spritüal alanlara doğal meraklarınız olabilir. Eğitim ve öğrenim sizin için önemlidir. Güler yüzlü, mutlu veya çevrenize dönük biri olarak bilinirsiniz. Paylaşmayı seversiniz, canlılara merhametlisinizdir. Bilgi ve öğrenmek, hayatı paylaşmak sizin için önemlidir. Çevrenize yardım eden, yol gösteren bir misyonunuz olabilir. Ruhsal alanlara doğuştan eğilimini vardır. Şimdi bakın bakalım bu saydıklarımız sizlere uyuyor mu? Uymuyorsa yükselen gün var mı bilmiyorum ama herhalde sizin yükselen gününüz başkadır diyebilirim. Gelelim Cuma günü doğan diğer travesti bireylerin astrolojisine, Cuma Günü Doğanlar sosyal, keyfine düşkün, rahat yaşamayı seven, duygusal hayatına önem veren insanlardır. Geniş bir arkadaş çevreleri olabilir. Güzel arabalar, evler, çevrelerinde güzellikler görmek ilgilerini çeker veya onları mutlu eder. Kendileri ile barışıktırlar. Stresi, kavgayı, sorunları sevmezler. Gergin ortamlardan hiç hoşlanmaz, hemen o alandan çıkmak isterler. Her şeyin güzel olmasını isterler. Lükse veya iyi yaşama dönük olabilirler. Sosyal aktiviteler ve arkadaşları onlar için önemlidir. Çevreleri tarafından sevilen, karşı cinsin ilgisini çeken, flört veya ilişkilerini önemseyen bireylerdir.

Polisiye romandan fırladık

Sokaklar uzun paltolu ve şapkalı insanlarla dolmaya başladı. Anladığım kadarıyla bu yılın trendi özel dedektif olmak. Bizim ülkemizde olmamasına rağmen hemen hemen hepimiz Amerikan filmlerinde bu şekilde giyinen özel dedektifleri seyretmiş kıyafetlerine hayretle bakmışızdır. Milano bu modayla haşir neşir olmuşken ben Ülkemizde bu modanın tutmayacağını düşünüyordum ama yanılmışım bakınsanıza bizim travesti kızlar bile almış birer uzun palto ve ona uygun şapka. Gerçi biz kadınlar dedektiflik oynamaya bayılırız bakınsanıza etrafınıza sevgilisini takip edenler, telefonunu gizlice karıştıranlar hepsi birer dedektif adayı. Ben de birazcık meraklıyım sanki araştırmadan duramıyorum ama bazı kadınların araştırma kabiliyetlerini, bulduklarını, sonuçlarını gördükçe ürküyorum. Bizi bu hale erkek milleti getirdi, yoksa biz böyle değildik. Şüphe, kuşku ve söylediğiniz yalanların çarşaf çarşaf sosyal medyada afişe edilmesi ihtimalini düşünmediğiniz için, bunu gören kadın ne yapsın gözümle görüp, kulağımla duymadan inanmam felsefesi ile kendini aştı. Çok şükür bugün ‘gel ofis açalım’ desem elimi sallasam ellisi diyebileceğim potansiyel dedektif adayı var. Ama ben Istanbul travestilerinin eline bu konuda su dökecek kimseyi tanımıyorum. Evet Ankara, İzmir’de kendini geliştiriyor ama dediğim gibi birinci sıra her zaman İstanbul travestilerinin oluyor. Uzun paltolar, fötr şapka ve deri eldiven bu kış gardırobunuza girmesi gereken hatta var olanların sık sık kullanacağı parçalar olacak. Oversize dediğimiz geniş kalıplar, dar kesim klasik modeller ve kruvaze modeli çift düğmeli fit kesim paltoların renk renk her vitrinde göreceksiniz. Önümüzdeki birkaç kış sezonu da yerini koruyacağı için rahatlıkla farklı renklerini ve modellerini tercih edebilirsiniz. Bu kış biraz daha klasiğin dışına çıkıp siyah, gri, bej kabanların yerini rengarenk kabanlar alıyor. Bu renkten kaban olmaz dediğiniz renkler görüyoruz vitrinlerde ama kış aylarında simsiyah giyinsek bile renkli bir kaban ve aksesuarlar ile tüm havamızı değiştirebiliyoruz.  Bence siyah, taba, kahverengi, bordo ve koyu yeşil en ideal ve kullanışlı olan renkler. Şapka modası için uzun paltoya ihtiyacınız yok, kısa deri ceketler, blazer ceketler ve sadece kazaklar ile de kombin yapabilirsiniz. Söylemeden geçemeyeceğim benim tercihim bu sene siyah deri eldivenlerden yana, onları her şeyle kombin yapmaya bayılıyorum. Eldivensiz çıkmam ağabey sevgilerimle travesti iclal.

İzin verme

İnsanlar hep kan kaybından ölmezmiş, bazen de can kaybından ölür insan. Seksen yaşına geldiğini zannettiğin kişi yirmisinde ölmüştür de bedeni gezer bu dünyada oysa sen onun yaşadığını varsayarsın. Ruhun kanadığında kan damarlarından değil, gözyaşlarından yağmur olur akar bırak silme gözyaşını yaraya tuz basma.

Sen kendine yaparsın en büyük kötülüğü yoksa sen istemedikçe başkaları senin kılına bile dokunamaz. Hiçbir insan size kendinizi kötü hissettiremez siz izin vermedikçe. Siz onun söylediklerinde bir gerçeklik payı bulmadıkça. Sizin zaten kendinizi kötü hissettiren bir yanınız vardır ve o sadece size bu yanınızı gösterir. O halde imzalama izin belgesini kendin için eziyet etmeyi bırak artık. İçini acıtan ne varsa senden çıkmıştır yoksa suçluyu dışarıda aramaya kalkmazdın. Sen kendini küçük gördükçe, beğenmedikçe zayıf yönlerini ortaya çıkarma çabası içine girdikçe senin yaralarını kaşımak için sırada bekleyenler olacaktır. Hiç kimse sizi üzemez, sizi kıramaz, sizi aşağılayamaz, sizi ucuz hissettiremez. Her ne ise o siz zaten hissediyorsunuzdur ve o sadece o hissinizi tetikleyen olabilir siz izin verdiğiniz için. Aynaya doğru bir seyahat yapın şimdi olduğunuz yerde. Tam karşısına geçin ve tam da gözlerinizin içine bakın. Ve sorun o karşınızda tüm muazzamlığıyla duran aynadaki görüntüye… Sorun ona, neden izin vermişsiniz bu düşüşe? Neden korkmuşsunuz, neden çekinmiş, neden eksiltmeyi seçmişsiniz o gücü ve neden yaşamasına izin vermişsiniz o kötü dediğiniz tüm deneyimleri. Karşınızda duran tek yalan söylemeyecek kişi size. Aynada gördüğünüz gerçek size sizin bile bilmediğiniz sırlarınızı fısıldarken, arada kendine güven beni artık örseleme diye bağırıyor. Bırak varsa bir eksin onlar bulsun seni suçlamak için, sen onlara ön ayak olma. Kendini dev aynasında görme tabi ama kendinle yüzleşecek kadar da cesur ol. Ben bunları sadece senin için değil bu yazıyı okuyan tüm travesti bireyler için yazıyorum. Ankara, İstanbul, İzmir, Bursa diye de ayırmıyorum varsa içinizde kendine eziyet eden zaten onlar kendilerini hemen anlayacaklardır. Değerli olmasaydın bir kere dünyaya insan olarak gelmezdin. İnsansan sen yaratılmışların en mükemmelisin. Yaradanın özendiğine sen ne hakla kusur buluyorsun. Sevgilerimle travesti  İclal.

Harnup

Onlarca yıldır hayatımıza giren akciğerlerimizi zehirlediğimiz sigara, içiyoruz ya da içmek istemediğimiz halde bir türlü onda kurtulamıyoruz. Alışmışız bir kere, bırakamıyoruz. Sevdiklerimiz içiyor, yanından kalkamıyoruz. Yolda yürüyoruz, pöööff bir aracın egzozundan bir duman boşalıveriyor. Alışveriş merkezleri ya da işyerlerinde temiz hava bulmak zor, hele camları yoksa. O hava kaç kere solunmuş kimbilir… Sinemalar da öyle. Liste uzadıkça uzar. Oysa bunun geri dönüş yolu var fakat bu ürün neredeyse hayatımızdan çıktı. Pek çoğumuz adını bile duymadık harnubun yani daha yaygın adıyla keçiboynuzu.

Keçiboynuzunun en önemli özelliği nefes darlığına karşı oldukça etkili olmasıdır. Keçiboynuzunun nefes darlığına karşı etkili olan etkin maddesi hemen hemen başka hiçbir bitkide bulunmamaktadır. Bu etkin madde aynı zamanda bazı alerjik astım rahatsızlıklarında öylesine etkilidir ki; derhal sonuç almak mümkün olabilmektedir. Ayrıca alerjinin neden olduğu nefes darlığı problemlerinde büyük bir başarıyla uygulanabilir. Tabi sigara içenlerin ciğerlerinin temizlenmesi de bu bitkinin yarattığı harika bir sonuçtur. Uzun yıllar sigara kullanmış olan travesti dostlarıma keçiboynuzu tüketmelerini öneriyorum. Üstelik işe yaradığını da gözümle gördüm. Mesela Ankara travestilerinden bir dostum yaklaşık otuz yıl sigara içtikten sonra bıraktı ve akciğerlerini temizlemek için harnup çayı içmeye başladı. Bir süre sonra ciğerlerinde dumandan eser kalmamıştı. Keçiboynuzu çayının tarifini sizler için kendisinden istedim sağ olsun beni kırmadı. Önce 500 ml suyu kaynatın. 7-8 adet keçiboynuzunu küçük küçük kırın ve kaynamakta olan suya atın. Hafif ateşte 5-6 dakika kadar kapağı kapalı olarak kaynatın. 15 dakika dinlendirin. Daha sonra keçiboynuzlarını sudan çıkarın. (Bu parçaları istenirseniz yiyebilirsiniz). Çayınız hazır. Kortizon tedavisinden başka çare bulamayan, alerjik nefes darlığı çeken ve yılın belli mevsimlerinde öksürük krizlerinin nedenli şiddetli olduğunu anlatan birçok insanın, Keçiboynuzunu kullanmaya başladıktan daha hemen ertesi gün rahatlamaya başladıkları gözlemlenmektedir. Keçiboynuzu çayınızı size uygun olan şekilde 2’ye ya da 3’e bölerek sabah-akşam veya sabah-öğlen-akşam yemeklerinden önce içebilirsiniz. Akciğerleriniz, temizleme ihtiyacı hissettiğinizde veya soğuk algınlığı ya da grip gibi bir nedenle akciğerlerinizde herhangi bir rahatsızlık olan bir dönemde çayınızı en az bir hafta boyunca içmenizde fayda var. Afiyet olsun. Tüm travesti dostlara şifa olsun. Saygılarımla travesti İclal.

Hayatınla yaşama anlam kat

Herkes kendi için yaşamalı tabi başkalarını da düşünmeli ama ilk önce kendi yaşamını inşa edip daha sonra başkalarınkini düzeltmeye çalışmalı. Zaten yaşama amacımızda bu değil midir? Ben katılıyorum çünkü kendi hayatını ve yaşamak istediğini belirleyemezsen zaten yaşamıyorsun demektir.

Bize bir hayat sunulur ve bu hayat üstünde istediğim değişiklikleri istediğim anda yapma şansım vardır. Bize verilen bu hayata sağlam temelle yani kendimizi gelişime adayarak başlarsak ve yaşamımıza hakim olursak dünyada anlamlı bir eser bırakmışızdır. Bu söze katılıyorum yukarda da belirttiğim gibi yaşamının kontrolü kendi elinde bulunan insan bu dünyaya somut hiç bir eser bırakmasa bile diğer insanlara hiç etkisi olmasa bile yaşayarak dünyaya katkıda bulunmuştur ve yarar sağlamıştır. Yaşam zaten farkındalığın ölçüsüyle gerçekleşen bir olgudur. Fark edip yolumuza devam ettiğimiz sürece yol alabiliriz. Kendi yaşamımızı inşa etmek için iç dünyamızda yapacağımız içsel yolculuk sürecini tamamlayabilmek de yaşamımızı inşa etmemize yardımcı olur. Bir insan hayatını ancak kendisi mahvedip kendisi yenileyebiliyor. Sizden başka kimsenin buna gücü yetmiyor. Dostoyevski budala’yı yazarken “niyetim bütünüyle güzel bir insanı anlatmaktır” demiştir. Hayatının en önemli anlarından biri olan bu kitap yüce bir amaca iştirak etmiştir:”güzel bir insanı anlatmak”.güzelliğin her türlü duygu karmaşasıyla sarmalanması ona bir değer biçer. Yani insan tutkusundan geberene kadar aşık olsa, en acımasız hastalıklara musallat olsa, başkalarını kandırsa, yalan söylese, hırsızlık yapsa, hikayeler anlatsa, şiirler,mektuplar yazsa vb. kendini tanımlamaya başlar.bu bitmeyen başlangıçlar güzel insanı ortaya koymaya başlar.Hayatta güzel insan olmak bizim elimizde tıpkı bu hayattan memnun ayrılmak ya da bedbaht olmak gibi.Benim gibi düşünen sayısız travesti birey olduğunu biliyorum. Onların da tek istediği Ankara, İstanbul, İzmir ya da ne bileyim ücra bir ilimizde yaşayan travesti birey olsun tek istediği güzel bir hayat ve bunu yaşayabileceği güzel bir dünya hedefidir.

Hayatınla yaşama bir anlam kat ve bunun için kendine bir hedef belirle belki hedeften biraz saparsın ya da sapmak zorunda bırakılırsın ama emin ol hedefe giden her adım seni mutlu edecek. Sevgilerimle travesti iclal.

Yeni başlayanlar içim meditasyon kuralları

Meditasyon, birçok kültürde ve dinde uygulanan manevi bir arınma tekniğidir. Uyanıklık ve konsantrasyon çalışmalarıyla kişi kendini toplar ve zihnini, ruhunu dinlendirir. Doğu kültürlerinde meditasyon, köklü ve bilinç açıcı bir teknik olarak kabul edilir. Söz konusu olan bilinç açma durumu, her inanışa göre farklı adlandırılır. Bunlar; boşluk, farkındalık, tek olma, burada ve şimdide olma, düşüncedeki özgürlük olarak tanımlanabilir.

Meditasyon yapmaya yeni başlayacaksanız eğer dikkat etmeniz gereken çok önemli hususlar olduğunu bilmelisiniz. Bunlardan bir kaçını bu yazımda sizlere anlatmaya çalışacağım.

Karnınız çok tokken özellikle yemekten hemen sonra meditasyon yapmayın. Enerji o noktaya odaklanacak ve zihni arındırmak zor olacaktır. Meditasyon öncesi ılık bir duş iyi olacaktır. Duşu sıcak suyla almak zaten normalde de çok önerilmeyen bir durumdur. Antalya travestilerinden bir tanıdığım aslında mümkünse her zaman soğuk suyla duş almanın cildi ve organları yenilediğini özellikle belirtir ve her sabah soğuk su ile duş alırdı. Tabi orası Antalya sıcak memleket ve bizim gibi soğuk Ankara, Erzurum, Eskişehir gibi şehirlerde yaşayan travestiler için bu çok mümkün görünmüyor ve biz de o yüzden en azından ılık su ile duş alabiliriz. Üzerinizde muhakkak rahat giysiler olmalıdır. Bir mum ve tütsü yakmak konsantrasyonu arttırıp, uygun ortamı hazırladığı için oldukça faydalı olmaktadır. Rahatsız edilmemelisiniz, mümkünse bilgisayarınızı ve telefonlarınızı kapatın, kapınızı kapatın ve rahat bir ortam oluşturun. Meditasyon öncesi yeşil çay içmenizi tavsiye ederim. Yeşil çay hem huzur vermekte hem konsantrasyonu arttırmakta hem de uykuyu engellemektedir, böylelikle meditasyonu oldukça kolaylaştırmaktadır. Budistler bütün bunları sağlamak için muhakkak çalışma öncesi yeşil çay içerler.

Müzik dinleyebilirsiniz. Ama müziğin hareketli değil dingin ve bilhassa başlangıç seviyesinde iseniz muhakkak sözsüz olması çok önemli. İsterseniz doğa sesleri kullanabilirsiniz. Ben işitsel bir insan olmadığım için müzik tercih etmemekteyim. Bu tamamen size kalmış. Odanın ortamı oldukça önemlidir; ılık, rahat ve ne çok ışıklı ne de çok karanlık olmalı. Dikkatinizi dağıtacak unsurlardan arınık olmalıdır. Diyaframdan nefes almak meditasyonlarda oldukça önemlidir. Doğru nefes doğru meditasyon demektir. Ritmik ve doğru şekilde diyaframdan nefes alınmalıdır. Şimdiden kolay gelsin kısa süre sonra travesti iclal’e duacı olacaksınız sevgilerimle.