Kategori arşivi: Bakırköy travestileri

Açlıkla gelen sağlık

Yapılan son araştırmalar insan vücudunun birkaç gün aç kaldığında bağışıklık sisteminin kendini yenilediğini ortaya koymuş. Bu yüzden hasta olduğumuzda en önce iştahımız kesilir. Üç günlük oruçtan sonra vücudun bağışıklık mekanizması yeni akyuvar oluşumunu tetikleyerek vücudun bağışıklık sistemini tamamen yeniliyor.

Çığır açan bir araştırmaya göre 3 günlük oruç yaşlılarda bile vücudun bağışıklık mekanizmasını komple yenileyerek vücudun dinçleşmesini sağlıyor. Diyet uzmanları tarafından oruç diyetleri sıkı bir şekilde eleştirilse de araştırmaya göre vücudu aç bırakmak kök hücreleri tetikleyerek yeni akyuvar üretilmesine yol açıyor. Uzun süreli açlık, glikoz ve yağ depolarını kullanmak için vücudu zorlar ama aynı zamanda beyaz kan hücrelerinin de önemli bir bölümünü yok eder. Beyaz kan hücrelerindeki bu azalma kök hücre bazlı rejenerasyonu tetikler ve bu da yeni bağışıklık sistemi hücrelerinin değişimini gerçekleştirir. Biz zaten toplum olarak her yıl bir ay boyunca oruç tutuyoruz ve bu sayede bedenimizi yeniliyoruz. Ben bu satırları okurken bir kez daha inançlı bir insan olduğum için şükrettim. Pek çok kişi biz travestilerin oruç tutmadığını hatta inançlı bile olmadıklarını düşünse bile aslında gerçek olan inandığımız ve çok inançlı insanları içimizde barındırdığımızdır. Ama ibadetin gizli yapılanın makbul olduğu için bu durumu ortaya çıkarmak gibi bir çaba içine girmiyoruz. Kanser hastaları iyi olmak adına kemoterapi ile boğuşmak zorunda kalıyorlar Bakırköy travestilerinden bir birey yakalandığı lösemi nedeniyle uzun süren bir kemoterapi tedavisi gördü ve nihayet kök hücre nakli ile hayata yeniden döndü. Kemoterapi alırken ise açlık grevi yaptı ve faydasını çok kısa sürede görmeye başladı.

Kemoterapi hayat kurtarmasına rağmen vücudun bağışıklık sistemini önemli miktarda çökertir. Bu araştırmanın sonuçlarına göre uzun süreli açlık kemoterapinin zararlı etkilerini büyük miktarda azaltıyor. Yetmiş iki saatlik bir açlık sırasında vücudun akyuvar ve diğer bağışıklık hücresi sayısı hatırı sayılır miktarda azalıyor, ardından tekrar yemek yenildiğinde bu sefer hücre sayısı eskisinden de yüksek miktarda geri geliyor. O zaman hücre yenilenmesi için en doğal çözüm sanırım açlık çekmek en azından bunu yaparak kendimize bir iyilik yapalım. Zaten fazla yemek yediğimizde sadece midemizi yoruyoruz. Sağlığımız için oruç sevgilerimle travesti İclal.

Kahve için

Dünyanın önde gelen üniversitelerinden kahve hakkında çok şaşıracağınız açıklamalar geldi. Kahve aslında sağlığa zararlı değil çok yararlıymış. Kahvenin şeker, yüksek tansiyon ve depresyon riskini azalttığı ortaya çıktı. Kahve insanı diri ve uyanık tutuyor. Eğer çok yorgun ve bitkinken bir bardak kahve içerseniz, olaylara reaksiyon gösterme yetiniz artar. Dikkatiniz yükselir, daha mantıklı düşünürsünüz. Aklınızı olayları çözümlemede, analizlerde daha rahat kullanmaya başlarsınız. Sıkı durun biz travestileri en çok ilgilendiren kısmına geliyorum. Günde üç beş fincan kahve içmek, güzelleştiriyor ve zayıflatıyor. Kafein maddesi, vücutta biriken yağ- şeker gibi şeylerle etkileşime girer ve hızla kalori tüketilmesini sağlar. Örneğin yemekten sonra içilen bir bardak espresso, diyete katkı sağlar. Kavrulmamış bir kahve çekirdiği içerdiği niacin maddesi nedeniyle vücudu yeniler, nemlendirir ve bakımlı bir cilt görüntüsü ortaya çıkarır.

Yirmi iki yıl boyunca 125.000 kişiyle yapılan araştırmalarda, karaciğer sorunu yaşayanların günde bir fincan kahve ile alkolün olumsuz etkilerinden kurtulduğu, kansere yakalanma riskinin beşte bir oranına gerilediği, ayrıca karaciğer yağlanmasının da ortadan kalktığı tespit edilmiştir. Kahve içenlerin vücutları salgıladığı çeşitli maddelerle, insanlarda mutluluk hisse uyandırır. Ayrıca kahve içenlerin depresyona yakalanma oranı, içmeyenlerden yüzde 10 daha düşüktür. Düzenli olarak kahve içerek kafein alan kişi, parkinson denilen titreme hastalığından kurtulabilir. Kanadalı araştırmacılar, kafeinin parkinsonlu hastalar üzerinde olumlu etki yarattığını, titreme semptomlarını azalttığını ortaya koydu. Ben de günde iki fincan Türk kahvesi içmeden günü bitirmem. Sabah kahvemi, İstanbul travestilerinden Aşkın ile akşam kahvemi ise Bakırköy travestilerinden Ayda ile içerim. Aralarda da mutlaka neskafemi dışarı çıktığım mekanlarda alırım. İstanbul’da kahve konusunda çok iyi mekanlar keşfettim. Bir gün belki sizlerle gezeriz.

Birçok sebze, böğürtlen çeşidi ya da fındık-fıstıkta bulunan bir özelliği barındıran kahve, bazı kanserli hücrelerin ve tümörlerin yok edilmesini sağlıyor. Antioksidan özelliği tıpta kullanılabiliyor. Vücut, kahveye, diğer besinlere göre daha kolay reaksiyon verebiliyor. Amerikan Kimya Birliği tarafından doktorlar için düzenlenen konferansta açıklandı. Kahve çekirdeğinde çeşitli asitler, kan şekerini düzenliyor. Bunun için günde 4 fincan kahve öneriliyor. Fazlası ise keyfe kalmış. Afiyet olsun travesti İclal.