Kategori arşivi: Bodrum travestileri

Taklitçilik

Hiç tanımadığımız bir ülkeye gittiğimizde büyük bir yabancılık çekeriz. İnsanlara kolayca ısınamayız. Ama bir gün bir lokantada otururken Türkçe konuşan birini görürsek hemen yanına gideriz, hiç tanışmasak bile birden ahbap oluruz. Orada aynı dili konuşan benzer iki insanızdır. Biz bu tekniğe yani uzmanlar bu tekniğe kısaca aynalama tekniği diyorlar. Hayatımızın hemen hemen her alanında bu tekniğe rastlamak mümkün.  Aynalama bana sorarsanız taklitçilik ben travesti iclal olarak bu tekniğe kısaca bu ismi taktım. Karşımızdaki, kişinin her hareketini farkına varmadan tekrar etmekle başlar. Aslında bilmeden onun gibi konuşmaya o ne yaparsa aynısını yapmaya başlarız. Karşınızdaki kişi konuşurken konu ilgimizi çekmiş ve anlatanı da beğenmişsek eğer o konuşurken dudağını ısırırsa bizde dudağımızı  ısırırız.

Aynalama tekniği yani taklitçilik en çok bir dostumuzu teselli ederken işimize yarar ben bizzat yöntemi denedim. Bir konu yüzünden sevgilisinden ayrılan Bodrum travestilerinden Bade’yi bu yöntemle teskin ettim. O üzgünken yanına enerjik biçimde gidersek bizimle ilgilenmeyecek hatta bizden soğuyacaktır. O üzgünken bizim coşkulu olmamız ona güzel gelmeyecektir. Böyle durumlarda o kişinin yanına, mümkün olduğunca aynı ruh halini yansıtan hareketlerle gitmeli ve bir bağ oluşturmaya çalışmalıyız. Konuşma devam ettikçe enerjisi yüksek konulara yumuşak bir geçiş yapmalıyız. Böyle yaparsak amacımıza çok kolay ulaştığımızı görürüz. Onun moralini düzeltmek için önce onun gibi üzgün taklidi yapmaya başla sonra her çoşkuyu.  Aynalama tekniği bazı durumlarda, konuşmada kimin lider olduğuna karar vermeye yardımcı olur. Aynalama tekniği günlük hayatta rahatlıkla kullanılabilecek bir tekniktir. Aynalayalım, herkesle bağımız olsun, kimseden ayrı düşmeyelim. Herkes bizi kendine en yakın insan, en sıcak dost olarak kabul etsin. Düğüne giden oynar, cenazeye giden ağlar demişler işte bu Atasözü taklitçilik yani aynalama tekniğine bire bir uyuyor. Hepimiz biraz birbirimizi taklit etmiyor muyuz zaten birinin bir davranışı hoşumuza giderse hemen kopyala yapıştır yapıp en uygun yerde ortaya çıkarıyoruz. Zaten ünlülerin fanları da bu sayede artıyor. Ünlüler sosyal sorumluluk projelerine bu nedenle dahil oluyorlar. Birileri bizi örnek alsın, iyi işler yapsınlar diye her taşın altında onlar çıkıyor. Dünya kısa yeni yöntemler bulacağım diye uğraşma aynala gitsin saygılarımla travesti iclal.

 

Bilinmeyenden korkmak

Çok konuşulmasa da toplumumuzda yoğun bir şekilde cinlere karşı korku vardır. O kadar büyüktür ki bu korku, cin demek yerine “üç harfli” veya “iyi saatte olsunlar” gibi kodlar kullanırız. Birçok kişinin karanlık korkusunun temel nedeni aslında cinler ve diğer varlıklara karşı duyulan korkudur. Peki korktuğumuz şey ne bunun farkında mıyız?

Bu tür korkuları yenmenin en etkili yollarından biri korkunun temeline inmek ve korkuyla yüzleşmektir. Hepimizin bildiği gibi, insanoğlu bilmediği ve idrak edemediği şeyden korkar. Karşıda fiziksel bir şeye nazaran ruhani ve bilinmeyen bir güç olması kişinin korkmasının temel sebebidir. Biz istemediğimiz sürece hiçbir şey bize zarar veremez.

Özellikle ruhani şeyler… Nedeni de çok basit; irade yasası. İrademiz ile bir bedensiz varlığı istemediğimizde bunun için dua edip içimizdeki ışığa tutunduğumuz anda hiçbir varlık bizi rahatsız edemez. Bu konuda sınırlar ve kurallar kesindir. Yalnız burada çok güçlü bir irade şarttır. Korkmak, iradeyi zayıflatır haliyle korkunun ötesine geçmek için güçlü bir istek ve iradeye sahip olmalıyız. Neden bir varlık veya neden bir olay bizim özgürlüğümüzü kısıtlasın ki? Özgürlüğümüzü elde etme isteği zaten korkularla savaşmanın en güçlü kaynaklarından biridir. Hiçbir varlık herhangi bir neden olmadan size musallat olmaz. Ben çok şükür hiçbir şeyden korkmak çünkü onların benden bir fazlası olmadığını bana asla zarar veremeyeceklerini bilirim. Eskiden beraber aynı evi paylaştığım Bodrum travestilerinden Banu’nun bilmediği şeylerden korkma huyu vardı onun la bu konuda epeyce konuşmuştuk ve korkunun ona ailesinden geçtiğini kısa sürede anladım. Yapılacak tel şey ona korkusunun gereksiz olduğunu bu dünyada insana sadece başka bir insandan zarar geleceğini anlatmaktı. Ben de bütün deneyimlerimi ona anlatarak bu korkularını yenmesini sağladım. Başka travesti arkadaşlarıma da korku konusunda bilgiler verdim. Bazıları için anlattıklarım havada kalsa da bir kısmı sanırım korkularını yenmeyi başardı. Bilmek ve deneyimlemek birçok korkuyu yenmenin anahtarıdır. Korkuların en büyük açığı, odak noktalarıdır. Korkularda, odak noktalar paranoya düşüncelerken, odak noktasını olumlu ve iç rahatlatıcı düşüncelere çevirdiğiniz anda korkunun etkisi üzerinizde zayıflar. Korkmaktan korkmak hariç her korkuya çare travesti iclal isteyen herkese telkin yoluyla korkulardan kurtulma dersi verilir. Saygılarımla.

İyi olma sanatı

Bu dünyada hastalık denen illeti yenmek için biraz çaba sarf etmemiz gerekiyor. İlla hasta olup öleceğiz diye bir kural yok. Saklanan veya baskılanan heyecan ve duygular gastrit, ülser, bel fıtığı, bel ağrıları gibi hastalıklara yol açar. Zamanla, duyguların bastırılması kansere dönüşür. Öyleyse, sırlarımızı, hatalarımızı birileriyle paylaşmalıyız. Konuşmak sırlarımızı ve dertlerimizi paylaşmak en iyi ilaçtır. Hastalıklardan uzak durmak istiyorsan; öncelikle kararlı olmalısın yani öyle acabalarla bir hayat sürmemelisin.

Kararsızlık, sorunları, endişeleri ve çatışmaları çoğaltır. İnsanlık tarihi kararlardan oluşur. Karar vermek, diğerlerinin kazanması için vazgeçmeyi ve avantajları kaybetmeyi kesinlikle bilmektir. Kararsız kişiler mide rahatsızlığı, sinir hastalıkları ve cilt sorunlarının kurbanıdırlar. Güven duygusu çok önemlidir bu dünyada yanına her zaman güvendiğin insanlar olmalı. Mesela benim travesti arkadaşlarım arasında gerçekten çok güvendiğim bütün sırlarımı paylaştığım bireyler var bunlardan biri de Şişli travestilerinden Hale’dir. Sağ olsun güvenmek deyince benim aklıma ilk o gelir. Güvenmeyen kişi iletişim kuramaz, açık değildir, derin ve sağlam ilişkiler geliştiremez, gerçek arkadaşlıkları nasıl kurabileceğini bilemez. Güven olmadan, bir ilişkide olamaz. Güvensizlik sendeki inancın azlığıdır. Olumsuz kişiler çözüm bulamazlar ve sorunları büyütürler. Üzülmeyi, dedikoduyu ve kötümserliği tercih ederler. Karanlığı kovmak için kibrit yakmalı. Arı ufacıktır fakat var olan en tatlı şeylerden birisini üretir. Biz ne düşünüyorsak oyuz. Olumsuz düşünce, hastalığa dönüşen negatif enerji üretir. Pozitif olmayı bilmek gerekir öyle her zaman kötü düşünme bazen en kötü olaydan bile bir hayır çıkabilir tabi ben size Polyanna gibi olun demiyorum en azından birazcık iyi niyet gösterin.

Hayatı Üzgün Yaşama sakın. Sabah kalktığında kendine önce bugün çok güzel bir gün olacak demeyi bil. Güne bir fıkra okuyarak da başlayabilirsin fıkra okuduğunda attığın kahkaha sana gün boyu yetecek enerjiyi sağlayacaktır. Mizah, kahkaha, huzur, mutluluk bunların hepsi birbirinden sonra gelmektedir ve bir arada olduklarında sana uzun ömrün yolunu açarlar. Bunlar sağlığa güç verir ve daha uzun bir yaşam getirir. Mutlu kişi yaşadığı çevresini geliştirir.“ İyi mizah bizi doktorun elinden korur”. Mutlu kalın.

Akupunkturun kolay yolu

Uzak doguda gelisen ve tüm dünyaya yayilan bir mucize olan akupunktur vücudun belli bölgelerine küçük ignelerinin batirlimasi ile bölgesel agrilarin tedavisinde inanilmaz ise yariyor. Ben de travesti Iclal olarak dogal tedavi yöntemlerini benimseyen ve faydasini gören biriyim. Mesela dengeli ve düzenli beslenme sayesinde daima genç kaliyorum, sik sik kilo alip vermiyorum. Hala sifir selülit ve sifir kirisiklik ile güzelligime güzellik katiyorum.

Bazilariniz akupunktur yönteminde kullanilan ignelerden biraz ürküyor olabilir ve bu yüzden bu mucize formülü kullanmiyor olabilirsiniz. Korkan arkadaslarimi yadirgamiyorum. Bodrum travestilerinden Sanat, igne korkusu yüzünden üç yildir grip asisi bile yaptiramiyor. Bütün kisi agir soguk alginligi ile yatakta geçiriyor. Çinlilerin binlerce yildir uyguladigi bu yöntemin ignesiz olani da var ve ben de bu yöntemi sizler için arastirip buldum hatta birkaç gündür kendi üzerimde test etmeye basladim. Bana bir sey olmaz yan etkiler ortaya çikmazsa siz de korkmadan uygulamalisiniz.

Öncelikle buzdolabinda duran buz kalibindan bir buzu bir bezin ya da posetin içine koyun, ensenizin tam ortasina gelecek sekilde buz küpünü yerlestirin. Buzu teninizle direkt temas ettirmekten kaçinmalisiniz çünkü soguk bir nesne bazi kisilerde sok etkisine neden olabilir. Bu yüzden bu yöntemi agir depresyon hastalari, sizofrenler ve epilepsi hastalarinin kullanmamasi gerekiyor. Buz küpü endorfin hormonunun kaniniza salgilanmasini saglayacagindan, önce enerji ile dolacak ve zindelik kazanacaksiniz. Sonrasinda bir çok hastaliginizin kendiliginden sadece buz tedavisi ile iyilestigini göreceksiniz. Uyku düzeni,daha iyi sindirme,gripe karsi direnç,daha az eklem, dis ve bas agrisi,daha iyi nefes alma ve daha iyi kardiovasküler sistem,nörolojik rahatsizliklarin tedavisi ve omurgasal sorunlar,cinsel yolla bulasan hastaliklar, bagirsak hastaliklari,tiroid bezi sikintilari,hipo ve hiper tansiyon ve artrit,astim,besinsizlik ve obezlik, selülit,uykusuzluk, kronik yorgunluk, depresyon, stres ve psiko-duygusal rahatsizliklardan kurtulmak için kullanacaginiz bu basit ve zararsiz yöntemi uzak doguda milyonlarca insan kullaniyor ve simdiye kadar bilinen bir yan etkisine rastlanmadi. Ilaçlarla bünyenizi çökertmek, bagisiklik sisteminizin dengesini bozmak yerine hazir yaz aylarinda iken bu yöntemi herkese tavsiye ediyorum. Saglikli ve güzel günler sizlerin olsun. Hoscakalin.

Gençlik hiç bitmesin

Böyle bir sey mümkün mü her zaman genç olmak  elimizde mi? Belki yasinizi geri almak on yil geriye gitmek mümkün degil ama en azindan bulundugunuz yasta kalmayi saglayabilirsiniz. Ben mesela orta yasi çoktan geçtigim halde sorsaniz yasimi on sekiz derim. Çünkü ruhum ve bedenim hala genç, hala diri. . Yapilan anketlerde ileri yaslarindaki kadin ve erkeklere soruldugunda dönmek istedikleri yegane yaslar ise otuzlu yaslari olarak belirlenmis; kisinin kendine en yakisan saç modelini, rengini tespit ettigi hatta en uygun ruj rengini yada makyaj seklini buldugu yaslaridir bu yaslar. Geçmesinden korkmak yerine zamani durdurmaya ne derseniz?

Öyleyse sizin için hazirladigim on altin kurali uygulamaya baslayin ve sadece basit on kural sayesinde genç kalin. Madde 1;  Günes isinlari sadece yaz aylarinda degil kis aylarinda da cildinizde lekeler ve istenmeyen benlerin olusmasina neden olurlar. o halde yaz kis günesten koruyucu kremler kullanmalisiniz.  Madde2; Bir cilt doktoruna gidin ve cildiniz için en uygun günlük kremi doktor tavsiyesine uygun olarak alin. her sabah bu kremle yüzünüze masaj yapin. Madde3;  Bu öneriyi çok sevdigim güzeller güzeli Bodrum travestilerinden bir arkadasim verdi ve ben uyguladim ise yaradigini bizzat gördügüm için de sizlerle paylasiyorum. Yüzünüzü sabahlari buzlu su ya da sodayla yikayin. Buzlu su, cildinizin gerginlesmesini ve diri kalmasini saglarken soda ciltte olusan lekelerin yok olmasina yardimci olur. Dileseniz bir gün soguk su diger gün soda da tercih edebilirsiniz.

Madde4; Sigara ve alkol gibi kötü aliskanliklariniz varsa zaten cildinizdeki hizili yaslanmayi fark etmissinizdir. Bu nedenle yapilacak en dogru sey bu kötü aliskanliklardan sonsuza kadar kurtulmaktir. Iradem zayif diyorsaniz bu konuda hizmet veren saglik kuruluslarindan destek alabilirsiniz. Madde5;  sekerli ve unlu gidalardan yani üç beyazdan uzak durun. tamamen tatli yemeyi kesin diyemem ama biraz azaltmakta fayda var. özellikle hazir gidalarin içerisinde yer alan misir surubu kanserden tutunda her türlü hastaliga davetiye çikariyor. Madde6; Gözalti kremleri kullanin. Madde7; Gece kremleri kullanin. Kaliteli olmasina dikkat edin. Madde 8;  Düzenli bir uyku uyuyun. Madde 9;   Spor yapin. Madde 10; En azindan ayda bir kez cilt bakimi yaptirin.

Bu on altin kural size gençligin sirlarini açacaktir. Genç ve saglikli kalin.

Kadinlari çözme sanati

Kadinlar nasil çözülür diye merak eden erkekler için biraz tüyo vermek gerekirse, sanirim burada yazacaklarim yeterli olacaktir. Tabi kadinlarin bütün sirlarini vermek gibi bir niyetim yok. Ne kadar çözdüm deseniz de her kadinin anlasilmayan noktalari olabilir. Kadinlarin en büyük korkusu tipki erkeklerde oldugu gibi baglanmaktir. Annelerinin yaptigi yanlislari gören kadinlar için en büyük korku ise anneleri gibi olmaktir. Bazen de annelerinin çok fazla kendini ezdirdigini olaylari çabuk kabullendigini düsünen kadinlar güçlü olmak anneleri gibi ezilmemek için çaba sarf ederler.
Her kadin erkeginin ev islerinde ona yardim etmesine bayilir. Mesela geçen gün Bodrum travestilerinden bir arkadasin erkek arkadasi evinin camlarini silmis, sevgilisinin ona bu konuda yardim etmesine çok sevinen arkadasimiz olayi günlerce ballandira ballandira anlatti.
Akillarindan geçen erotik sahneleri partneriyle paylasmaktan utanirlar. Ne yapalim biz kadinlarin biraz mahcubiyeti var. Eskilerden kurtulmak kadinlar için oldukça zordur. Deger verdikleri hiç bir seyi öyle kolayca bir kenara birakamazlar ve gizlice saklarlar. Her Kadinin gizli bir kara kutusu vardir. Pek çok kadin orgazm taklidi yapmak zorunda kalir bunun nedeni ise sevgilisinin kendisini eksik hissetmesinden korkmasidir. Malum erkeklerin takintisi olan seks ve karsi tarafi memnun etme duygusu oldukça agir basmaktadir.
Kiz arkadaslarinin sirlarinin yalnizca bir kismini baskasiyla paylasirlar ama asla tamamini söylemezler. Yakisikli ünlüleri ne kadar çok begenirlerse begensinler sizin onlara benzemenizi istemezler. Kiskanç erkek sevmem derler ama kiskanç erkeklere bayilirlar hatta kendilerini kiskanmayan erkeklerle birlikte yasamakta zorlanirlar. Ben çok feministim diyeni bile her zaman bir erkegin ilgi ve sevgisine ihtiyaç duyar. Evin erkeksiz çekilmeyecegini düsünür. Dille ne söylerse söylesinler kalplerinden her zaman iyilik geçirirler. Size git dediklerinde aslinda kal demek isterler. Sevgi sözlerini israrla duymak isterler ve bundan hiç bikmazlar. Sefkatli olmayan bir erkek onlara yetmez. Sadece sevgi degil saygi ve deger isterler. Onu kirilacak bir biblo gibi tutmanizi, çok sevmenizi ve asla aldatmamanizi beklerler.
Yanlarinda her zaman her konuda güçlü duracak, ona arka çikabilecek erkek olsun isterler. Gözlerini kapatip, kayitsizca güvenmek, her bunalimda derdini dinleyecek ama hiç yargilamayacak türden erkek isterler. Eger burada yazilanlari yerine getirmek konusunda kendinizi iddiali hissediyorsaniz kadinlari çözdünüz demektir. Sizin karsinizda hayir diyecek bir kadin olacagini zannetmiyorum. Saglik ve sevgiyle kalin.

Bütün erkekler ayni mi?

Dünya üzerinde yasayan yüzlerce halk ve bu halklarin içinde kadin, erkek ve farkli cinsiyetler yer almaktadir. Benim en çok merak ettigim ise dünya üzerindeki bütün erkeklerin ayni olup olmadigi ya da birbirlerine ne kadar benzedikleri, bu merakima yenik düsünce bir arastirma yapmanin tam zamani dedim. Bakin sonuçlar nasil çikti. Tabi bu arastirmayi bizzat bu erkekleri taniyarak yapma  imkanim yok. Arastirmacilar yapmis ben sadece aradim ve buldum.

Rus kadinlarinin güzellikleri tüm dünya tarafindan malum tescillidir peki ya erkekleri kadinlar kadar mükemmel mi? Sarisin seyrek saçli ve neredeyse tüm gün votka kokan, asik suratli kirmizi burunlu bir erkek siziz idealiniz ise Rus erkekleri tam size göre diyebilirim. Yakisikli olduklarini söyleyemem ama eglenceli olduklari kesin. Romantizmden uzak, asiri sarisin en önemlisi gördügü her kavgaya baliklama atlama cesareti gösterebilen kiskanç erkekler, neredeyse sarisin olmalari hariç bizim erkeklerimize benziyorlar. Sevgili olmalarina gelince bu iste basarili bulunmamis ve on üzerinden sadece bes puan alabilmisler.

Esmer sevenler Italya’ya Italyan erkekleri, yakisikli, bakimli, laf cambazi oldukça romantik erkekler olmalarina karsin yatakta performans açisindan her zaman sinifta kalmislar. Ama sans bakarsiniz size iyisi denk gelir. Geçen yil Istanbul travestilerinden Beyaz’in bir Italyan erkekle yakinlasmasi olmustu, biraz da ondan ögrendigime göre Italyan erkekleri bakim konusunda kadinlari solarmis. Sevgili olma konusunda on üzerinden yedi gibi iyi bir puan almislar.

Öpüsmeleri ile ünlü Fransiz erkeklere gelecek olursak, nazik ama ukala, utangaç ama cana yakin,sizin için seks degil arkadaslik önemliyse tercihiniz mutlaka bir Fransiz olmali, çünkü güldürmesini ve dinlemesini çok iyi biliyorlar. Sevgili olabilme puanlari ise on üzerinden alti buçuktan yedi diyebiliriz.

Alman erkeleri fazla kuralci ve disiplinli, Iskandinav erkekleri ise maceraci oluyorlarmis. Lüks bir restauranta gittiginizde yediginiz yemenin parasini ödemek ama yatakta hiç karsilik görmek istemiyorsaniz bu soguk ülkelerin erkeklerine evet diyebilirsiniz. Ama benim hiç tarzim degil puanlari sadece bes. Aradiginiz partner hem mutfaktan anlasin, hem de biraz bizim erkeklere benzesin diyorsaniz çok uzaklara gitmeye gerek yok Yunan erkekleri size aradiginiz Türk erkegi gibi davranir. Kendilerine özgüvenleri tam olan bu erkekleri tanimak isteyen bayanlar, atlayin Bodrum’dan bir tekneye günübirlik gidin gözlerinizle görün. Belki de kalbinizi çalacak erkek çok uzaklarda degildir, sadece sokaga çikmaniz bile yetecektir. Erkek degil mi, ha öyle ha böyle iyisi her yerde iyi, kötüsü her yerde kötü, önemli olan sizi mutlu edecek biri olmasi yoksa hangi ülkeden oldugunun ne önemi var. Sevgiyle kalin.