Kategori arşivi: Mugla travestileri

Tatil için Fethiye

Yaz kapıda havalar hala soğuk gitse de bir iki haftaya kadar güneş yüzünü gösterecek ve şimdiden beni tatil günlerinin tatlı heyecanı sardı. Bu yaz nereye gitsem diye gezi sayfalarını incelerken büyülendim çünkü karşıma harika doğasıyla Fethiye çıktı. Muğla travestileri çok şanslı söylemeden geçmek istemedim harika bir şehir de yaşıyorlar ama ben on çok dediğim gibi Fethiye’yi beğendim. Siz değerli travesti dostlara biraz anlatmak istiyorum elimden geldiğince tabii bakalım siz de beğenecek misiniz? Tüm detaylarıyla güzeldir Fethiye, kafası sakindir, dertli değildir, önce deniz ve güneş uyanır sonra insanlar. Yaşaması kolaydır. Her yere en fazla 15-20 dakikada varılır, kendine özgü turizm anlayışı vardır, gezmek için de yaşamak için de cennetten bir köşedir. Eğer otelinizi şehir içinden ayarlarsanız sokakları doya doya gezer, turistik lokasyonlara araba kiralayarak ya da toplu taşıma kullanarak gidebilirsiniz. Fethiye’de en güzel fotoğrafları Âşıklar Tepesi’den çekebilir doğayı en saf haliyle izleyebilirsiniz. Fotoğrafları çektikten sonra acıktınız. Ne yapmalı? Tabi ki köylü pazarına uğrayıp gözleme, ayran, karalahana turşusu ziyafeti çekmelisiniz. Peki ya o gün pazar günü değilse? Sıkıntı yok! Doğru sahile… ‘İksirci Tezcan’ da nar suyu eşliğinde tost yemeye… Köylü pazarını gezip, orada yaşayan insanların evlerinin bahçesinden topladıkları meyveyi, sebzeyi satarak ne kadar mutlu olduklarını görün isterim. Plaza kültüründen çok çok uzak bakışları göreceksiniz. Fethiye’de güzel bir manzara, derinlerden gelen ferah bir nefes için çok çabaya gerek yok. Her yer cennet, gazete almaya bile çıksanız sizi karşılayan aynı manzaralar. Sokaklarda ve evlerin önünde limon, zeytin ve serçelerin didiklediği incir ağaçlarını görürsünüz. İster Faralya boyunca yamaçlardaki uçsuz manzaralı butik otellerde kalabilir, isterseniz Faralya minibüsüyle son durağa kadar gidip, oradan bir köylü amcanın traktörüne ya da minibüsüne binip Kabak koyuna ulaşabilir, herkesin kendinde bir nebze bulduğu bohem hayattan bir kesit yasayabilirsiniz. Güzel insanlarla birlikte çadırlarınızı kurabilir ya da koydaki tesislerin ağaç evlerinde kalabilirsiniz. Ağaçların arkasına gizlenmiş doğayı dinlerken, birkaç hafta sonra kaldığın yerden devam edeceğini bile bile, sorgularsın tüm koşuşturmayı, hayatla ilgili çabaları, hırsları, rekabetleri, insanlığı… Gelsem şuralara, alsam ufak bahçeli bir ev, üç tavuk, bir koyun eşlik etse bahçemde bana… Diksem zeytin ağacını, salatalığı, domatesi…Okusam tüm kitapları, izlesem tüm filmleri, kapatsam interneti, gazeteleri, Türkiye’nin bitmez tükenmez sorunlarını ne güzel olurdu.Sanırım çok güzel olurdu o halde yaza bekle beni Fethiye sevgiyle kalın İclal.

Zerdaçal

Doğu Hindistan’da 2000 yıldan bu yana kullanılmakta olan son zamanlarda batılı tıp bilim adamları tarafından da onaylanmış bir mucize var. Üstelik bizim ülkemizde bolca bulunuyor ve kanserin kesin çaresi o bitkide yer alıyor. Birçok doktor tarafından onaylanan üçlü bir karışım kanseri yüzde yüz yeniyor sıkı durun tarif bende Ege’nin altını zeytinyağı, zerdaçal ve karabiber ama karabiber toz değil çekilmiş olacak. Bu karışımın en önemlisi ise tabiî ki zerdaçal bitkisidir.

Zerdeçalın faydaları saymakla bitmez. Zerdeçal, vücutta enfeksiyonu ve iltihaplanmayı önleyen çok kuvvetli bir maddedir. Zerdeçalın, kolon, prostat, beyin ve göğüs kanseri başta olmak üzere birçok kanser türünü önlediği bilimsel olarak da kanıtlanmıştır. Fareler ile yapılan deneylerde, kanserojen maddeler enjekte edilen farelere aynı zamanda zerdeçal verilmesi durumunda birçok kanser hastalığının tamamen önlendiği ortaya çıkmıştır. Yapılan araştırmalara göre, karabiber, zerdeçalın etkisini yüzde iki yüz oranında arttırmaktadır. Maalesef kanser çağımızın en belalı hastalığı haline geldi. Küçücük çocuklar bile bu illet yüzünden hayatını kaybediyor. Oysa bilgi bazen hastalıklar için gerekenin ilaçlar değil doğa olduğunu söylüyor. Ben travesti iclal olarak kedilere baktığımda hastalandıklarında gidip ot yiyerek iyileştiklerine tanık oldum. Kedide olan bu içgüdü biz insanlarda da var ve biz de sadece doğada bulunan bitkilerle her hastalığı tedavi edebiliriz. Dediğim gibi Ege bölgesi bu konuda bir cennet İzmir, Aydın, Manisa, Muğla travestileri çok şanslı bu cennet gibi yerlerde yaşıyorlar ve neredeyse yılın sekiz ayı istedikleri otları bulabiliyorlar. Kanseri önleyen karışımı burada sizlere iletiyorum lütfen not alın.

Çeyrek çay kaşığı zerdeçal, yarım çay kaşığı zeytinyağı, çeyrek çay kaşığından az taze çekilmiş karabiber. Bu üç maddeyi bir fincanda karıştırın. Karışımı sade ya da salatalarınıza, çorbalarınıza, yemeklerinize katarak tüketebilirsiniz. Eğer, pişmiş yemeğe koyacaksanız, yemeğin sonuna ekleyin. Bu karışımı günde en az üç kez tüketmelisiniz. Bu karışım kanseri önlediği gibi,  kötü huylu kanser hücrelerini de yok ediyor. Unutmayın doğa doğal bir ecza deposu dünyada her şey biz insanların iyiliği için yerden bitiyor onların değerini ve kıymetini bilenlerden olalım. Sağlıkla kalın travesti iclal.

Türk Müziği dinlemenin faydaları

Türk Müziği oldum olası dinlemekten çok hoşlandığım bir tarzdır. Gerçi ben kulağa hoş gelen her türlü müziği dinlerim ayrım yapmam ama tercihim her zaman kendi kültürümüzden doğmuş olan müziktir. Şimdi müzik ruhun gıdasıdır sözünü destekleyen yeni bir bilgi öğrendim. Ben yeni öğrendim ama  Osmanlı bundan yıllar önce akıl hastalarını bu dinlendirici ve iyileştirici müzik sayesinde tedavi etmişler. Hani şu çok özendiğimiz Avrupalılar delileri öldürürken biz tedavi ediyormuşuz. Medeniyetteki noktamız onlardan çok ilerideymiş yani, oysa şimdi unuttuk bunları popla cazla, fantezi müzikle depresyona girip ilaca sarılıyoruz.

Mesela rast makamı, kemik ve beyne etkilidir. Fazla uyumayı engeller. Nabzın yükselmesine yardımcı olur. Akıl hastalıklarına iyidir. Koyun bir rast makamı müzik arkanıza yaslanıp dinleyin ne dert kalır, ne de kasavet değil mi? Irak makamı, kuşluk ve ikindi vakti etkilidir. Menenjit, beyin ve akıl hastalıklarına faydalıdır. Omuz, kol ve ellere etkilidir. Başın üst tarafına etkisi belirtilmektedir. Lezzet verir, düşünme ve kavrama konusunda etkilidir. Korku gidericidir. Saldırganlığı önleyici ve nevrotik hastaları tedavi edici etkisi vardır. Öğleden sonraları benim de tercihim olan bir makamdır. Yıllar önce sesi çok güzel olan bir travesti dostumun sesi hala kulağımda ah keşke yanımda olsaydı da söyleseydi bir makam ama maalesef İstanbul’un keşmekeşliğinden kaçıp çoktan Bodrum’a yerleşti. Şimdilerde emekli olanlar, büyük şehirlerden sıkılanlar yazlık mekanlara, şehirlere özellikle de Muğla civarına kaçıyorlar.

Ah ne yapalım belki bir gün biz de kapağı atarız o taraflara doğru her neyse devam ediyorum. Isfahan makamı, Ateşli hastalıklardan vücudu koruyucu özelliği vardır. Ense, boyun, omuzlar ve sol dirsek için etkilidir. Güven hissi, uyum sağlama, hareket yeteneği, zihin açıklığı, gönül yenileme, düzgünlük verme, zekayı açma ve hatıraları tazeleme özelliği vardır. Özellikle ders çalışırken ya da aklınızda tutmanız gereken bir şeyi hatırlamak için bu makamı dinleyebilirsiniz. Zirefkend makamı, Sırt, mafsal ağrılarına ve kulunca faydalıdır. Beyinle ilgili ağız çarpılmasına, kalp, ciğer, göğüs, kalça ve sağ omuza etkilidir. Şimdi bana sormayın bu son yazdığım makamı bende yeni duydum bu adı ama gerçekten böyle bir makam var araştırın bulun, dinleyin. Saygılarımla travesti iclal.

Bir üstadinin ardindan

Hiç üzülme aglama, sen gülümse daima bu sözleri ne zaman duysam ilk gençlik yillarimin vaz geçilmez besteci ve sarkicisi ölümsüz Kayahan geliyor aklima, üç Nisan’da hayata veda eden ama kalbimizdeki yeri hiç eksilmeyecek büyük üstat ruhun sad olsun.

Sevginin olmadigi yerde yasayamam diyerek yazdigin  sarki sözleri,bir yemin ettim ki dönemem, bizimkisi bir ask hikayesi ve daha niceleri kalbimizde öyle bir taht kurdu ki, bugün sen aramizda olmasan bile sarkilarin dilimizden hiç düsmeyecek.

Insanoglu bu hayattan geçerken arkasinda hatirlanacak, nesilden nesile aktarilacak bir eser birakmamissa ölür yoksa arkasinda milyonlarca seveni olan, eseri olan insanlar ölmez. Izmir’de dünyaya gelen Kayahan, hayatinin ilk yillarini ve okul yillarini Ankara’da geçirdikten sonra müzik piyasasina girmek için Istanbul’a tasindi. Bin dokuz yüz doksanli yilarda piyasaya çikardigi bir yemin ettim ki dönemem sarkisi ile büyük bir çikis yakalayan Kayahan, verdigi halk konserlerinde seyircilerin hepsinin ayni anda sarkilari bir agizdan söylemeleri ile ne kadar büyük bir sanatçi oldugunu kanitladi. Yolu sevgiden geçen herkesi bir yerlerde bulusmaya davet ederken, kendisi yakalandigi yumusak doku kanseri ile savasiyordu. Uzun yillar kanserle mücadelesi devam eden sanatçi doktorlarin biçtigi alti ayi yirmi yila çikarirken yaninda çok sevdigi esi ve kizi vardi. Evlenirken herkesin aradaki yas farki yüzünden uzun sürmez dedigi evliligi yirmi yili devirdi ve onlarin aski hiç azalmadi. Son ana kadar sevgilisinin yanindan ayrilmayan Ipek Hanim, askin ne denli güçlü oldugunu herkese gösterdi. Böyle bir ask yasayan bir insanin ölümsüz ask sarkilarina yazdigi sözlerle kim bilir daha kaç asik hüzünlenecek, sevgilisinin elini hiç birakmamak üzere tutacak. Hayatinin son dönemlerini geçirdigi Balikesir’in Gömeç Sevgi köyünün tüm sokaklarina onun sarkilarinin ismi verilmis. Mavilim sokagindan çikip, geceler sokagina giriyorsunuz. Döndügünüz her sokakta onun izlerine rastlayabileceginiz bu köyü mutlaka ziyaret etmelisiniz. Ben ve Mugla travestilerinden Sanat, Balikesir’e gittigimizde Kayahan’i görmek umuduyla yanip tutusuyorduk, onun köy sakinleri tarafindan nasil el üstünde tutuldugunu gözlerimizle görmüstük fakat onu görmek mümkün olmamisti.

Bu dünyada sevgiyi en  öne koyan, bu kadar güzel ask sarkilari besteleyen biri nasil ölebilir ki? Senden öncekiler gibi sen de kalbimizin en derin kösesinde kendine taht kurdum büyük üstat, mekanin cennet olsun. Yolumuz sevgiden geçerken yeniden bulusmak dilegiyle hoscakalin.