Etiket arşivi: insan

Veren el ol

ver

Bu dünya kimseye kalmıyor sonunda hepimiz kazandığımız her şeyi geride bırakıp ölüp gideceğiz. Önemli olan gittiğimiz yer için çalışmak bunun yolu da açık elli olmaktan geçiyor. Yani vermesini bilmeliyiz. Vermek bizi insan yapan en önemli unsurlardan biridir. Vermenin almaktan üstün olduğunu birçok insan bilmesine rağmen, vermek hep zor gelmiştir insana. Fazla değer verip, bağlanmışız elimizin altındakilere. Hiç kaybetmeyecek gibi aşırı sahiplenme tutkusu, esir almış sanki tüm benliğimizi. Oysa bize verilen her şeyi, asıl sahibinin isteğine uygun tasarruf etmeliydik. Hangi endişe ve ince hesaplar, bizlere bunu yaptırmaktan alıkoymakta acaba. Oysa Allah için verdiğinden dolayı malı eksilen veya fakirleşen tek bir insan olmamıştır bu güne kadar. Veren el, alan elden daima üstündür toplum nezdinde. Vermenin neden üstün olduğunu ve verenlerin nelerle müjdelendiğini anlayabilseydik ve sahip olduklarımızdan bize ait olanların sımsıkı tuttuklarımız değil, Allah için verdiklerimiz olduğunu bilecektik.   Şu husus özellikle iyi anlaşılmalıdır ki, veren el olmak birilerinin sürekli vermesi, bir takım insanlarında hiç çalışmadan kendilerine verilmesini beklemesi anlamına gelmemelidir. Bireyler çevresine yük olmamak için daima üretici, çalışkan,  ihtiyaçlarını karşılayacak kapasitede olmalı ve bunun sonucu olarak da veren el konumuna gelmeyi hedeflemelidir. Nitekim kişinin çalışmasına rağmen başkasına muhtaç olması, hiçbir şey yapmayıp, başkalarının yardımını isteme zilletine düşmesinden daha hayırlıdır. Ben daima etrafımdan başlarım gözlemlemeye kimin ne ihtiyacı var diye bakarım eminim sizler de öyle yapıyorsunuz. Dünya malını artırıp saklayacağız da ne olacak diyor Ankara travestilerinden bir dostum be bildiğim kadarıyla iki genci okutuyor. Kazandığı para çok değil belki ama birilerine vesile olması hiçbir parayla ölçülemez. Hiç bir ey yapamayan travesti bireyler için ise sokak hayvanlarına bakmalarını öneriyorum nihayetinde onlar da bir can ve sadece bizim yemediğimiz artıklarla onları doyurmamız mümkün olacaktır. Maddiyatın vermek ile hiç ilgisi yok. İstedikten sonra en fakirimiz bile bir canlıya umut olabiliriz. Sadece sevmek başını okşamak bile yetecektir. Sevgi dediğiniz bedava parayla alınmaz ama sadece gönülden verilebilir gönlü geniş dostlarım bunu siz zaten çok iyi biliyorsunuz. Hayır işleyenlerden olmanız dileğiyle sevgiyle kalın İclal.

 

 

 

 

Gidilmeyen yol

Bazı yollar temiz ve pürüzsüz, diğerleri ise kasisli ve engellerle doludur. Bu yollar bizi cesur olmaya, risk almaya ve bilinmeyeni keşfetmeye teşvik etse de, işin aslı, hangi yolu seçerseniz seçin, tıkanacağınız bir an gelecektir. Böyle durumlarda, aşağıdakileri göz önünde bulundurarak, “Şimdi ne olacak?” demekten kaçınmalı ve ne yapmanız gerektiğine hızlıca karar vermeniz gerekir.

Bir laf vardır hani bilmemek değil öğrenmemek ayıp diye işte biz de bilmediğimiz yoları en ince detaylarına kadar öğrenmeli ve bunun için gereken tüm emekleri sarf etmeliyiz. Çoğu insan, anında yanıt veremediği ya da karşılaştığı her sorunu öngöremediği için kendini hırpalayarak daha baştan tıkanıp kalır. Hiç kimse her şeyi bilemez ve hiç kimse her şeyi öngöremez. Dolayısıyla, bu konu üzerinde çok zaman harcamayın. Duraklayın ama asla durmayın. Eldeki durumu değerlendirmek, gerçek sorunun ne olduğunu ve hangi olası çözümlerden yararlanılabileceğini keşfetmek için zaman ayırın. Ama olan bitenler üzerine çok fazla kafa yormayın, hızınız kesilir. Duraklayın ama durmayın ve yapmanız gerekeni yapmaya devam edin. Herhangi bir kimse bana ‘Ne yapacağımı bilmiyorum’ derse, ona “Ne yapacağını bilseydin ne yapardın?” diye sorarım. Anlamsız bir soru gibi görünüyor ama çoğu zaman, soruma yanıt verebildiklerini görüyorum! Bazen soruna o kadar odaklanırız ki, aslında çözümü bildiğimiz gerçeğini unuturuz. Bu soruyu sormak, bizi sorunları çözmeye odaklanmaya iter.

Ne yapacağını bilenlerin sizden bir fazlası olmadığını unutmayın o sadece ne yapacağını öğrenmiş kimsedir. Şimdi travesti İclal olarak bilmediğim her konuya balıklama atlamak gini bir huyum yok ama eğer bilmiyorsam öğrenmeyi de akıl edemiyorum diye sorarım kendime öğrenmeyi öğrenmek terimi kafanızı karıştırdı değil mi? Yok yok hiç korkmayın bilmek çok değerlidir ama bilgiyi doğru yerde doğru zamanda kullanmak paha biçilmezdir. Bütün yanıtları tek başınıza bilemeyeceğinizi kabullenmek, yapılması en zor işlerden biridir. Ne var ki, tek bir kişi bütün yanıtları bilemez. Ancak sizin yanıtı bilmemeniz, hiç kimsenin de bir yanıtı olmadığı anlamına gelmez. Ben her soruya korkusuzca bildiği kadar cevap verebilen İstanbul travestilerinden bir arkadaşımı kendime örnek aldım ve az olsa da hiç ilgim olmasa da bazı konuları bilmeyi kendime adet edindim.Gidilmeyen yollarda gittiğinizde attığınız her adımda bir iz bırakırsınız. İzlerinizin çoğalması dileğiyle hoşcakalın.